Yirmi Dört 29 I.bölüm Sonu

Aynı saatlerde Meclis başkanı ve Yönetim Binası istihbarat ofisi Nomos’un direktörü Yahya Televizyon binasından içeri giriyorlardı. Beyaz mermerle kaplı lobinin sonundaki Yönetim katı asansörüne bindiler. Asansör 15’nci katta durduğunda Televizyon Genel Direktörü Simon karşıladı gülerek.

-Hoş geldiniz deyip önlerine düştü. Çok büyük büroya girene kadar konuşmadılar. Büroya girince Meclis başkanı ayağa kalkıp gülerek kendisine bakan Martin’in yüzüne bakmadan yürüyüp Simon’un devasa koltuğuna oturdu. Simon’un bir an yüzü karıştı ancak belli etmedi.

Önündeki telefonu kaldırıp sekretere;

-Bize içki servisi yapın talimatını verdi.

Sekreter içeri girip içki servisini yaparken hiç biri konuşmadılar. Sekreter çıkarken Meclis Başkanı;

-Odaya kimseyi alma telefon bağlama emrini verdi.

Başkan Ayakos içkisini yudumlarken odadakileri uzun uzun süzdü. Martin’in yanağındaki Yirmi Dört köşeli yıldızı görünce bir an gülümsedi. Hemen yüzü asıldı yeniden.

-Evet, Yahya önce seni dinliyoruz.

-Sayın başkanım diye söze başladı Yahya. Bazı konuları açıklamama izin verin. Yıllar önce İvanov’un başmüfettişliğe terfisi için bizler destek verdik. Ama İvanov bize ihanet etti. İgor’la ortak kendi suç örgütünü kurdu. Khaos’u etkisi altına alarak yönetimi ele geçirmek için büyük bir eylem planladı. Hepimizin bildiği gibi İvanov’un Khaos’un verdiği destekle Konsey başkanına yönelik suikast eylemini Başmüfettiş Kılıç, Yirmi Dört ve Vaiz’den aldığı destekle engelledi. Operasyon sonunda İvanov ortağı İgor ve suikast ekibi ortadan kaldırıldı.Sonuçta Kılıç Bey Başmüfettişliğe terfi ettirilerek İvanov’un yetkisiyle Başmüfettişler kurulunda görevlendirildi. Ofisi büyüdü. Yetkisi arttı. Grubumuzun faaliyet alanının bir kısmı şu anda Kılıç Bey’in yetki sahasında. Operasyon sırasında başkana sıkılan merminin önüne geçerek yaralanan müfettiş Yusuf güvenlik seviyesi artırılarak Özel Ofis’te görevlendirildi.Şahin Bey’in cezası tamamen affedilerek tüm yetki ve sorumlulukları iade edildi.

Yahya susup odakilere göz gezdirdi. Meclis başkanı ilgisiz şekilde elindeki içki bardağını inceliyordu. Martin’in bu konularla ilgisi olmadığı için önündeki pasta tabağından tıkınıyordu. Grubun sekreteri Simon dikkatle dinliyordu Yahya’yı. Yahya anlattıklarıyla ilgilenilmediğini fark edince bozuldu. Hâlbuki bir haftadır hazırlanmıştı. Kırık bir ses tonuyla devam etti.

-Bu sürecin bizleri etkileyen kısmına gelince:Otoritesi artan Konsey başkan’ı artık Khaos’un telkinlerine karşı çıkacağı için gücümüz zayıflayabilir.Şehirde büyük bir otorite boşluğu doğabilir.

-Bunları biliyoruz Yahya dedi meclis başkanı aynı ilgisiz tavırla. Yirmi Dört’ten bahset.

-Başkanım Örgüt yıllardır Yönetim binasının düşmanı olmasına rağmen ilk defa bu operasyonda Başkan’ın hayatının kurtarılması için Kılıç Bey’e destek verdi.Yüzlerce mensubuyla meydana gelerek suikasta engel oldu diyebiliriz. Yirmi Dört olmasaydı Kılıç ve adamları başarılı olamazlardı. Gerek meydanda gerekse ara sokaklarda suikastçıların çoğunu etkisiz hale getirdiler. Bundan sonra Örgüt’ün yönetim binasını etki altına almaya çalışacağını düşünüyorum.20 yıldır örgütün en büyük tetikçisi olan Kılıç Bey geniş yetkiyle Meclis komisyonunda görevlendirildiği için…

Başkan Yahya’nın daha fazla konuşmasına müsaade etmedi.

-Artık Kılıç Bey’den daha büyük sorunlarımız var Yahya Kılıç’ı gözünde fazla büyütüyorsun. Kılıç bizim için tehdit sayılmaz.

-Ama efendim,

-Sözümü kesme Yahya! Sen neler söyleyeceksin Simon?

-Efendim. Yeni dönem için strateji belirlememiz dengeleri yeniden oluşturmamız gerekiyor. Biliyorsunuz birkaç ay önce grubumuzun bahis ve kumar sorumlusu Yirmi Dört tarafından infaz edildi. Yerine bir isim tespit etmemiz lazım. Gerçi İvanov ve İgor’un ortadan kaldırılmasıyla artık rakibimiz kalmadı. Şehirde oluşan boşluğu doldurmaya başladık. İgor’a bağlı isimler biat ettiler. Bizim için çalışmaya başladılar.

Simon içkisinden bir yudum içip konuşmasına devam etti.

-Olaya farklı bir açıdan bakmamız gerekirse İvanov ve İgor’un ortadan kaldırılması en çok bizim işimize yaradı diyebilirim efendim. Geçen sene düşmeye başlayan gelirlerimiz kısa bir süre sonra eski seviyesine ulaşacak gibi görünüyor. Gelir yönünden bizim lehimize olan bu gelişme aynı zamanda aleyhimize dönebilir. Çünkü İvanov’un bölgesi Kılıç Bey’in sorumluluğuna geçti. Malum Kılıç Bey en büyük düşmanımız yıllardır.

Başkan sinirlenmeye başlamıştı

-Kılıç! Kılıç! Kılıç! Diye bağırdı. Bu adamı bu kadar büyütmeyin gözünüzde. Şahin’de Kılıç’ta sadece birer tetikçi. Bizim için bir tehlike sayılmazlar artık.

-?

Odadakiler şaşkın şaşkın Meclis Başkanı’na bakıyorlardı.25 yıldır her işlerine çomak sokan Kılıç Bey’in bu gün tehlike olmadığını söylüyordu. Bu mümkün müydü?

-Evet, duyduğunuz doğru. Kılıç artık bizim için birinci öncelikli bir sorun değil.

-Ama efendim.

-Sözümü kesme Simon.

-Elinizdeki bilgiler doğru ancak yorumlamayı beceremiyorsunuz. Bir bakıma haklısınız. Kılıç’la 25 yıldır mücadele ediyoruz.25 yıldır Kılıç bizim en büyük düşmanımızdı. Her işimizde en büyük engel Kılıç oldu her zaman. Kılıç ve müfettişleri. Kılıç artık görevini tamamladı. Şu anda ulaşabileceği en yüksek yerde. Kılıç için daha ilerisi yok. Kılıç bu operasyonu tek başına yapmadı. Evet. Yirmi Dört ve Vaiz destek vermeseydi Kılıç’ın başarılı olması mümkün değildi. Başkan’ı kurtaramaz ve adamlarıyla ölmüş olurdu. Kılıç Yirmi Dört’ün vurucu gücü ama örgütün yönetim kademesinde değil. Örgüt’ten aldığı bilgilere göre operasyon yapıyor.Örgüt hakkında sadece bilmesine izin verilenleri biliyor.Bize ait her türlü bilgiyi Kılıç’a Yirmi Dört verdi. Kılıç talimatları uyguladı. Bizim asıl düşmanımız Yirmi Dört.Aslında her zaman düşmanımız Yirmi Dört oldu. Kılıç müfettiş olarak yapması gerekeni yaptı. Yirmi Dört kaynaklı bilgileri değerlendirip başarılı operasyonlar yaptı. Hepsi bu kadar. Bundan sonraki öncelikli hedefimiz müfettiş Yusuf.

-Efendim Yusuf henüz iki yıllık müfettiş.

-Yahyaa! Sen Yusuf u ne kadar tanıyorsun?

-Efendim elimizdeki bilgi…

-Ofis’in elindeki bilgilerden başlatma Yahya. Elinizdeki bilgilerden haberim var. Okuduklarını yorumlamaktan aciz bir ekibin var.

Yahya’nın yüzü kül gibi oldu. Dudakları titredi.

-Ama efendim…

-Dinle Yahya.Elinizdeki bilgilerin hiçbir değeri yok benim için . Dikkatle dinle. Elinizdeki bilgilere göre Yusuf son derece sıradan bir hayatı olan sıradan eğitim almış biri. Hiç düşündün mü bu sıradan adam nasıl olurda başarılı bir müfettiş olur? Yusuf’un hazırladığı soruşturma dosyalarının hiç biri geri dönmemiş. İvanov soruşturmasını o başlattı. İvanov’un suçlu olduğuna Kılıç’ı o ikna etti büyük ihtimalle. İki yıllık müfettiş üstelik 20 hafta eğitim görmesine rağmen nasıl bu kadar iyi olabilir sence? Merak edip dikkatli bir araştırma yapsaydınız Yusuf’un Eğitim hayatında rutin bir öğrenci olduğunu, Batı şehrine gitmek için gerekli not ortalamasına ulaşamadığını tespit edebilirdiniz. Rutin bir hayatı olan Yusuf nasıl olurda Müfettiş Akademisi’nden başarıyla mezun olur? Bu adam iki yıldır katıldığı operasyonlardan burnu kanamadan çıktığı gibi hayatı boyunca birilerini sakatlamış. Bana bunları açıklayabilir misin Yahya? Evet, Yahya seni dinliyorum.

Yahya başını önüne eğmişti cevap verecek halde değildi.

-Ben söyleyeyim Yahya. Büyük saldırı, Yirmi Dört, Kılıç ve Vaiz. Hepsini bir arada düşünürsen sonuç ne olur?

-Yusuf Yirmi Dört için çalışıyor.

-Hayır Yahya. Hayır. Anlamıyorsun. Yönetim binası senin performansını düşürmüş. O kadar basit değil. Yusuf sadece basit bir tetikçi değil. Yusuf’un bütün hayatı kamufle edilmiş. Üst düzey bir eğitim aldığı halde dikkat çekmemesi için tam bir karartma yapılmış hayatında. Bu kadar ortalama notlarla sınıf geçen biri çalıştığı mağazalarda tek başına hesap işlerini idare edemez.Ortalama notlarla sınıf geçen Yusuf Akademi’nin bilgisayar, mevzuat ve spor derslerinden başarıyla mezun olabiliyor.

Başkan gözlerini Yahya’ya dikti.

-Ofis kuruluşu kaç günde yapılabilir Yahya? Soruma cevap ver;

-Siz Nomos’u yeniden yapılandırırken kaç günde yapmıştınız?

Yahya kısık bir sesle;

-Bir ay sürmüştü efendim dedi.

-Evet, bir ay sürmüştü. Beraberinde tecrübeli müfettişler olduğu halde. Yusuf Özel Ofis’in kuruluşunu bir haftada tamamladı.

Simon ve Martin şaşkınlık içerisinde konuşulanları dinliyorlardı. Başkan ve Yahya’nın konuşmalarından bir şey anlamamışlardı. Başkan yeniden konuşmaya başlayınca dikkatlerini başkana yönelttiler.

-Günde 16 saat eğitimden sonra mezuniyet ödevi olarak ofis sözleşmesi hazırlamış bu adam Bunlar rutin bir eğitim hayatı geçirmiş sıradan birinin yapabileceği şeyler değil Yahya. Ben öğrendiklerimle tek bir sonuca vardım Yahya, Yusuf şimdi değil ama yakın zamanda Yirmi Dört yönetiminde yer alacak ve en tehlikeli düşmanımız olacak. Sadece bizim değil Khaos’un da en tehlikeli düşmanı olacak.

-Khaos’a kimse bir şey yapamaz ki.

-?

Başkan Martin’in sözlerine gülümsedi.

-Kaybedecek bir şeyi olmayanın korkusu yoktur Martin.Korkusu olmayandan korkmak gerekir. Sabah saat 05.00’te seni yatağında damgalayan adamların korkuları yok demektir.

-Efendim diye lafa karıştı Simon bundan sonra Khaos’la ilişkilerimiz ne seviyede olacak?

-Khaos bundan sonra her türlü desteği şartsız vermek zorunda Simon. Adamları yani İvanov başarısız oldu. En büyük düşmanları meclise girdi. Khaos Yirmi Dört ile bağlantılı Kılıç Bey’e söz geçiremez. Mümkün değil. Konsey başkanı artık kendisine yeni müttefikler buldu. Khaos’un telkinlerine kulak asmayacağı için tek dostları biz kaldık. İvanov’a uymakla ne büyük bir hata yaptıklarını geç fark ettiler. Başkan artık onları takmıyor.Tamamen pasifize olmamak için bize şartsız destek verecekler. Bu konuda gereken güvenceyi aldım onlardan. Onların hatası yüzünden Müfettişler, Kılıç ve Yirmi Dört için yıllardır oluşturduğumuz imaj yerle bir oldu. Bana kızgınlar olayı Kılıç’a duyurduğumu düşünüyorlar. Hataları yüzünden Kılıç’a Başmüfettişler kurulunun ve meclisin yolunu açmak zorunda kaldım.

Odadakiler şaşkınlıkla birbirlerine baktılar.

-Evet, baylar suikasttan haberim olunca Kılıç’a haber uçurdum. Bir plan yapılacaksa o planı ben yaparım.Hayatım üzerine kimse plan kuramaz. Konsey Başkanı’nın ölümüyle oluşacak kargaşadan büyük kazançlar elde edebilirdik. Bu yok ediş planını ben yapmış olsaydım. Başarılı olsaydı İvanov ne beni ne de adamlarımı sağ bırakmazdı. Stratejimizi buna göre belirlemeliyiz. Bundan sonra Müfettiş Yusuf’u yakın takibe alacaksınız. Kolonilerden yapılan sevkiyatları azaltın. Dikkat çekecek bir şey yapmayın bir süre.

Başkan bakışlarını Martin’e çevirdi.

-Martin tekrar aynı hataya düşersen diğer parmaklarını ben kırarım. Böyle salakça bir hatayı nasıl yaptın? Küçük bir kızı kaçırttığın yetmiyormuş gibi sapık kulüp müdürüne teslim ediyorsun. Buna benzer bir hata ölümüne sebep olur. Kolonilerden insan sevkiyatını durdur bu aralar. Kampüsten uzak duracaksın bir süre.

Martin bakışlarını kaçırdı. Bir dikişte bardaktaki içkiyi içti. Homurdanır gibi konuşmaya çalıştı;

-Ama başkanım…

-Sus Martin sözümü kesme! Mazeret duymak istemiyorum.

Martin’in gözleri şaşkınlıkla açıldı. Başkan daha önce hiç böyle tepki vermezdi ortaklarına. Martin’in dizginlenemez hırsıyla yaptıklarına anlayış gösterirdi her zaman.

-Hepiniz geçmişinizi düşünün.25 yıl önce sizleri bir araya getirdiğimde sıradan suçlulardınız. Oysa bugün Şehrin nerdeyse kontrolü elimizde. Hepimiz zengin olduk.Milyarlarca Kredilik bir imparatorluğumuz var. Sebebini hiç düşündünüz mü? Ben sık sık düşünürüm. Yakın zamana kadar çok dikkatli çalıştık. Dengeleri kendi lehimize kullandık. Bu sayede karşımızdakileri pasifize etmeyi becerebildik. Emrimizde binlerce kişi var.Milyarlarca kredilik servetimiz var. Sonuç; Martin’in yanağı damgalandı. İgor’la İvanov az kalsın beni öldürecekti.

Sustu devam ederse ortaklarını kırabilirdi.Dişlerini sıktı. Kurmak için hayatını harcadığı imparatorluğunun yıkılma ihtimali sinirlerini bozmuştu iyice. Bardağındaki içkiyi bir dikişte bitirdi. Boğazını yakıp geçen alkol midesini ayağa kaldırdı. Yüzünü buruşturdu. Bir süre konuşmadı. Masanın üstündeki pasta tabağından bir pasta alıp ağzına attı. Ağır ağır çiğneyip yuttu pastayı.

-Bir daha böyle salakça hatalar istemiyorum. Daha dikkatli olacaksınız. Asla tepki çekmeyeceksiniz. Simon,Yahya ikiniz bahis işi için birini bulun dikkatli araştırın.Müfettişlerin aleyhindeki programlara devam edin.Adamlarınıza sahip olun. Hatalarının bedelini size ödetirim ona göre.

Yahya’ya döndü.

-Evet, Yahya sana ve ofis’ine gelelim. İvanov İgor’la birlikte bize rakip suç örgütü kurarken, Kılıç Yirmi Dört ve vaizle ittifak kurup operasyon yaparken başında bulunduğun İstihbarat ofisi ne yapıyordu Yahya? Kılıç ve adamları olmasaydı platformdakilerin hepsi bende dâhil olmak üzere öldürülecekti. Sen ve ofisin bu sırada ne yapıyordunuz Yahya!

Meclis başkanı sinirlenmiş bağırmaya başlamıştı.Yahya bu tür bir tepki beklemediği için donup kalmıştı adeta. Konuşamıyor cevap veremiyordu. Başını öne eğmişti. Meclis başkanı’nın sinirden gözü seğirmeye başlamıştı. Gözleri irileşmiş göz bebekleri büyümüştü.

-Evet, Yahya seni dinliyorum.

-…………………………..

-Ben söyleyeyim Yahya. Adamların yönetim binasında odasına göz diktikleri kişileri Konsey Başkanı’na ispiyon etmekle meşgul oluyorlardı. Yönetim binasında olup bitenlerden haberiniz yok. Karşı taraftan bilgi alamıyorsunuz. İnsanlara iftira atmak ve dedikodu yapmaktan başka bir işiniz yok mu sizin?

-Başkanım......

-Kes Yahya kes! İşinizi layıkıyla yapsaydınız bugün Kılıç mecliste olmayacaktı. En nefret ettiğim insanlar başkanlık konutunda yemek yediler Yahya!Başkan konutunda beni ağırlamadı biliyor musun? Yönetim binasını kontrol altına almak için ömrümü harcadım sizin yüzünüzden düştüğüm hale bak. Sen ve adamların yaptıklarınızla gurur duyabilirsiniz. Hepinizin ipini çekerim Yahya!Gözünüzün yaşına bakmam. Çok gevşek çalışıyorsunuz. Yönetim binasındaki şüphelileri araştırın.Yirmi Dört bağlantısından şüphelendiğiniz herkesi çok dikkatli ve derinlemesine araştırın.Odasına göz diktiğiniz adamlarla ilgili saçma sapan raporlar getirmeyin önüme. Bir daha başkan veya Konsey üyeleri, hazırladığınız raporlarla ilgili olarak benimle alaylı konuşurlarsa hepinizi binadan çıkartır karşıya…kurtların önüne atarım.

Tabaktan bir pasta daha aldı eline ayağa kalktı.

-Kılıç’ı ve Yirmi Dört’ü çözmek için Yusuf’u çözmemiz lazım. Sizlerden tek isteğim üç tane işe yarar adam. Toplantı bitmiştir.



Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıSonraki Yazı
( Yirmi Dört 29 I.bölüm Sonu başlıklı yazı Mustafa ESER tarafından 22.11.2019 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )