Allahın İpine Sarılın

Sami Bey arada bir tarikatlar-özelde Menzil- hakkında yaşadıklarını yazıyor. Elbette ki ilmine yaşanmışlıklarına hürmetimiz var. Son yazısında fark ettiğim bazı şeyler var:
1-Nakşibendi tarikatının Menzil kolunda sofileri irşad etmek için vekiller vardır. Görevleri sohbet etmek ve sofilerin hallerini iletmektir. Tarikat adına söz söylemek gibi bir görev ve yetkileri yoktur. Halife şeyhin vefatından sonra veya izinle ayrı bir tarikat kolu kurmaya yetkilidir. Bu sebeple sayısı azdır.(4-5 gibi) Halifenin bir konudaki talimatına uyulabilir(bana göre) çünkü ilmi ehliyeti vardır. Ama tarikatın kurallarını Şeyh belirler ve sağlığında şeyhten başkasının talimatına itibar edilmez.(Misal: Dergahlarda(çay ocaklarında) siyaset yapılmaması kesin kuraldır. Yapan vebal altındadır. Vekillerin/Görevlilerin siyasi toplantılara katılmaları yasaktır. Sofilere siyesi partilerle ilgili yönlendirme yapılamaz.
2- Tarikat bir hal ilmidir. Yaşanılarak öğrenilir. Herkesin etkileşimi farklıdır. Kişilerin sözleri değil Şeyhin sözleri tarikatı bağlar.
3- Tarikatta duyulanlar veya hissedilenler değil muteber kitaplarda yazılanlar önemlidir. 
4- Peygamber Efendimiz konuşmazdı. Ehli Sünnet şeyhlerde Peygamberimize uymak adına fazla konuşmazlar,
5- Kaynaklarda okuduğum kadarıyla cezbelenmek mürid olmanın en alt basamağıdır. Derecesi yükselen mürid cezbelenmez. 
6- Şeyhin bir takım hizmetlerini görmek müridliğin adabıdır. Sahabeler de peygamber efendimizin hizmetlerini görürlerdi.
7- Muhabbet sebebiyle aşırı sevgi gösterisi kişinin eğitim süreciyle alakalıdır. Bu makam Fena Fiş Şeyh makamıdır. Bir üstü Fena Fir Resul en üst makam ise Fena Fillah Makamıdır.  
8- Yine kaynaklardan okuduğum kadarıyla Ehli Sünnet Şeyhler hayatlarının her anını Peygamberimize uymakla geçirme gayretindedirler. Dolayısıyla Rasulullah gelse ayağa kalkmamak abesle iştigaldir. Makamı ne olursa olsun şeyhin teklifsiz olması ve edebe aykırılığı olamaz.( İhya kitabında İmamı Gazali ile ilgili bir menkıbe anlatılır. Şöyle ki Rivayete göre Duha suresi nazil olduğunda Peygamber Efendimiz" Ümmetimden kimsenin cehennemde kalmasına razı olmam buyurmuş iken bu hadisi duyan Hallac Mansur ben olsaydım hiç bir kimsenin cehennemde kalmasına razı olma derdim demiş ve bu yüzden azaba uğramıştır. Ve yine İmam Gazali Peygamberimize bağlı bir alimin peygamberimizin sözünün üstüne söz söyleyemeyeceğini belirtmektedir.
9- Dergahta çay, çorba içmek, hizmet etmek adabtandır. Kural değildir. Günümüzde sofi sayısı zaten sınırlıdır. Yunus Emre dergaha odun çekmiş, Mevlana Halid-i Bağdadi su çekmiş, odun çekmiş, tuvaletleri temizlemiştir. Nefsi kırmak için yapılan bu hizmetler kişilerin manevi durumlarıyla ilgilidir. Günümüzde ritüel olarak devam etmektedir.
10- Şeyhlerin zenginliği Şeyh olmalarına engel değildir. Paranın kalpte değil cepte olmasıyla alakalıdır.
Biraz düşünüp devam edeceğim inşallah....
  
Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıSonraki Yazı
( Allahın İpine Sarılın başlıklı yazı Mustafa ESER tarafından 28.09.2021 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )