Türkiyenin Resmen Kabul Edilmiş Bir Mill Marşı Var Mı Murat Bardakçı Alıntı

Senelerden buyana her tarafta yazılıp söylenir ve mutlaka işitmişsinizdir: Büyük Millet Meclisi 12 Mart 1921’deki oturumunda Mehmed Âkif’in muhteşem manzumesini “millî marş”, daha doğrusu “millî marşın güftesi” yani “sözleri” olarak kabul etmiş; daha sonra açılan beste yarışmasında birincilik Ali Rıfat Bey’in bestesine verilmiş ama bu eser birkaç sene icra edildikten sonra bırakılmış, yerini Zeki Üngör’e ait olan ve hâlen okunup çalınan beste almıştır.

Yazının başlığına bakıp “Adam ne saçmalıyor? İstiklâl Marşı resmî marşımız değil mi?” diye düşünebilirsiniz...

Marşın güftesini, yani “Korkma sönmez bu şafaklarda...” sözleri ile başlayan sözlerini değil, müziğini kastediyorum... Hani, İstiklâl Marşı’nın zorluğu sebebi ile düzgün şekilde okumayı bir türlü beceremediğimiz ve “güfte ile beste arasında uyumsuzluk var” yahut “prozodisi bozuk” diye şikâyet ettiğimiz melodisi var ya, işte o bestenin devletin resmî marşı olup olmadığından bahsediyorum...

Şimdi, sözü uzatmadan kısaca söyleyeyim: Bugün okunan ve 1880 ile 1958 arasında yaşamış olan Zeki Üngör’e ait bestenin devlet tarafından resmî marş olarak kabul edildiğine dair arşivlerimizde herhangi bir belge mevcut değildir! İstiklâl Marşı’nın bestesinin belirlenmesi hakkında arşivlerimizde bulunan en geç tarihli evrak Maarif Vekili, yani Millî Eğitim Bakanı İsmail Safâ Bey’in o zamanki ismi “İcra Vekilleri Heyeti Riyâseti” olan Başbakanlık’a 5 Ağustos 1923’te gönderdiği bir yazıdır. İsmail Safâ Bey sözlerini Mehmed Âkif’in yazdığı İstiklal Marşı’nın çeşitli sanatkârlar tarafından bestelendiğini hatırlatmakta, bestelerin İstanbul’da müzisyenlerin teşkil ettiği bir komisyona gönderilerek söylemekte ve en iyi eseri belirlemekle görevli olan bu komisyonun Ali Rıfat Bey’in bestesini birinciliğe lâyık gördüğünü bildirdikten sonra kararın ilgili makamlara tebliğini rica etmekte, yani “Ali Rıfat Bey’in bestesinin millî marşımız olduğunun resmen duyurulmasını” istemektedir.

İstiklâl Marşı’nın bestesi hakkındaki ilk ve son resmî belge işte 99 sene öncesine ait bu yazışmadır! Ama konu sonraki yıllarda tam bir arapsaçına dönmüş, 1935’te vefat eden Ali Rıfat Bey’e ait olan ve Türkiye’nin resmî marşı kabul edilen besteden ne zaman vazgeçildiği, Zeki Üngör’ün bestelediği ve bugün icra edilen marşın hangi tarihten itibaren çalınmaya başladığı, daha da önemlisi “millî marş” olarak resmen kabul edilip edilmediği söylentilerle sınırlı kalmış, her kafadan ayrı ses çıkmıştır!

Şimdi, arşivlerde senelerce bu konu ile ilgili birşeyler bulmaya uğraşmış ve hem Mehmed Âkif, hem de İstiklâl Marşı ile alâkalı tasnif edilen hemen her evrakı elden geçirmiş olmama dayanarak bugün icra edilen Zeki Üngör’e ait bestenin “Türkiye’nin resmî marşı olmadığını” söyleyeceğim...

Türkiye’nin millî marşı, aksini ispat edecek bir belge ortaya çıkana kadar 1923’te kabul edilen Ali Rıfat Bey’in bestesidir! Bu marş devletin teşkil ettiği bir komisyon tarafından seçilmesinin ardından resmen “millî marş” ilân edilmiş ama sonradan her nedense bırakılmıştır ve yerini almış olan marşın resmî marş yapılıp yapılmadığı konusunda elimizde şimdilik herhangi bir kayıt yoktur!

Yanlış anlaşılmasın, “Ali Rıfat Bey’in İstiklâl Marşı’nı icra etmemiz lâzım” gibisinden gereksiz bir söz etmiyorum, alaturka İstiklâl Marşları içerisinde favorim zaten İsmail Hakkı Bey’in bestesidir ama Zeki Üngör’ün eserinin söyleniş zorluğu bir tarafa, melodi olarak hepsinden üstün olduğunu da her zaman ifade etmişimdir...

Bu “mevcut olmayan millî marş” garabeti arşivlerden günün birinde çıkacak olan bir belgeyi, ama böyle bir belge şayet mevcut değilse Zeki Bey’in neredeyse 90 seneden buyana zorluğu sebebi ile kafası-gözü yarılarak okunan bestesinin artık resmen kabulünü bekliyor.

Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıSonraki Yazı
( Türkiyenin Resmen Kabul Edilmiş Bir Mill Marşı Var Mı Murat Bardakçı Alıntı başlıklı yazı Mustafa ESER tarafından 29.03.2022 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )