DÜN GÖZÜMÜN ÖNÜNDEN GELİP GEÇENLER

Mavi gökte kurşuni bir bulut kümesi...
Rüzgarla oynaşan yapraklar...
Boşlukta gezinen sözcükler...
Hüzne eşlik eden sağanak yağan yağmur...
Yay gibi gergin bir ben...
Ve hüzünlü şarkılarla çıktık yola sevgili eşimle...

Annem hastalandığından bu yana memlekete gitmelerin pek tadı tuzu yoktu.
Eski mahallemizin güzel insanları da yoktu!
Hem artık annem,eski ama gözünde saray yavrusu gördüğü o evimizde de değildi.
Her ne kadar şimdiki evi yeni ve çok daha güzel şartlarda da olsa da,gözü,gönlü yine eski evindeydi.Kendisinin eskisi gibi olmadığının farkında değildi.
Benim gözüm de hep annemdeydi,ona her bakışımda ela gözlerim yağmaya hazır,bir çift yağmur bulutu oluyordu.

Sevgili ablam ve sevgili gelinimiz Tülay'ın davetiyle;annemde,hep bir arada annemi şenlendirmek için iftar yemeğine geldik.
Canım annem çocukları,damatları,gelini ve torunlarıyla birlikte,birlik ve beraber hoş vakit geçirmeyi,paylaşımı,hayatı çok seven güzel bir insandı.
Bizlere yaptığı,komşulara uzattığı leziz yemekleri,börekleri unutulan cinsten değildi.
Hoşgörüsü,sabrı çoktu,kimseden alacak verecek hesabı da yoktu.
Kin nedir,mutsuzluk nedir,kıskançlık nedir bilmezdi hiç.
Nasır tutmuş elleriyle elinde olanlarla yetinmeyi,şükretmeyi bilendi.
Mutluydu hep benim annem,mutluluğu hak edendi.
Babamın bizden ayrılışı çok erken olmuştu.
Henüz daha çok küçüktük.
Düşünüyorum da şimdi;canım annem o zor yıllarda hem felçli babama gül gibi bakıyor,hem bizleri okutuyordu,hem de gülüyordu üstelik.
Gizliden gizliye olan yüce sevgisi,onun gücü oluyordu,bu inanılmaz güçle de tüm zorlukları aşıyordu.
Her ne kadar küçük yaşlarda büyük sıkıntılar çekse de benim annem,Allah onun bu sabrını çabucak selamete çıkardı,çocuklarından güldürdü ve güzel bir hayatı oldu yıllar yılı.

Ben evlendikten sonra;annem ve kardeşimle birlikte sürekli olarak 10 yıl yaşamıştık,sevgili eşimin hiç de gözardı edilmeyecek hoşgörüsü sayesinde.
Eskişehir'den Malatya'ya bizimle birlikte onlarda tayin olmuştu.
Ne güzel insanlarla hep karşılaşıyor,tanıyor,dost oluyorduk.
Çevremizdeki sevgili komşularımızla,dost ve arkadaşlarımızla çok güzel bir aileydik biz.Şimdi de öyle ama hastalıklar,acılar,üzüntüler var şimdilerde.
Hayat bu;yaşam hep güzel gitmese de,an'ı yaşayarak,zorla da olsa güzelleştiriyor,güzel anılar biriktiriyoruz,meçhul yarınlara...

Annemin güler yüzü vardı da;güzel sohbetlerinin yanında,sevgisini hiç söyleyemeyen,ayıp sayan,yine de davranışlarıyla sevgisini hissettiren bir insandı.
Bizleri öyle öpüp kucaklamaz,biz annemi çok sevdiğimizde ittirip,utanarak ayıp derdi.Hele ben sevgimi dışa vuran bir çocuktum hep.

Canım annemi kısa aralıklarla olan her ziyaretimde,günbegün çöküşünü görmek beni yaralıyor ve oldukça üzüyordu.
Ablam diyordu "Ayla annemin artık bu yaşlılık süreci,olacak bunlar"diyordu...
Biliyordum ama neden kendime hiç söz geçiremiyordum?
Deliydim ben sevgi delisi...
Ölçüm yoktu sevmelerimde,..
Sınırsızdı fedakarlıklarım...
Özlemlerim vardı hep sessiz ve derinden...
Hayatı hep şiir gibi,şarkı gibi yaşıyordum...
"Eşim olmaz böyle diyordu ve ekliyordu..."
"Hayat satranç gibidir.Nesir yazı gibi yaşa hayatı "
Bense hiç söz dinlemeyen bir çocuktum hala...

Dün akşam her şey çok ama çok güzeldi.
Nur yüzlü güzel annem,canımın içi pamuk annem,her şeyin üstünde en güzeliydi ruhuma nakşettiğim.
Yatağında kımıltısız öylece yatıyor,bana bile bakamıyordu neredeyse.
Gözleri kapalı bizi dinliyor,anlıyor,gülemiyordu,donuklaşmıştı pamuk yüzü.
Bu değişen yüz onun yüzü değil miydi?
Yanlış mı görüyordum?
Gülmeyi mi unutmuştu benim annem?

Soframız sevgili gelinimiz Tülay'ın,ablamın hazırlıklarıyla çok güzeldi ama yiyecekler boğazımdan geçmiyordu sanki,tıkanıp kalıyordu dizin dizin...
Bizden önce anneme yedirmeye çalıştım,çok az yiyebildi;siz yiyin,sizin yediğinizde benim diyordu çocukluğumuzda olduğu gibi.
Daha önceleri de ona hep sevdiği şeyleri alıp yedirirdim,ablam,kardeşimde öyle.
Canı ne istese hiç ikileme olmazdı,isteği her an yerine getirilirdi.
Şimdi diyorum ki iyi ki de yapmışız.
Bak şimdi yiyemiyor işte!
Boğazından artık su bile zor geçiyor.

Şimdi artık sevgime teslim olmuştu.
İstediğim kadar öpüp sevmeme izin veriyor,hiç kızmıyor,bu haline hem şaşıyor,hem de doyasıya özlem gideriyordum.
Ben onu öpüp sevdikçe onu her zaman ne kadar çok sevdiğimi biliyor,hemen uykuya dalmış olsa da;beni derinden hissediyor,sözlerime kafasıyla onay veriyordu.
Çok az konuşuyordu zor anlaşılan yeni sesiyle...
Yeni sesi dedim de eskiden çok güzel şarkılar da söylerdi benim annem.
Ben ona her zaman şiir,müzik dinletirdim hep.
"Mahallemizin Halide Yengesi"isimli şiirimi defalarca dinlemek istemiş,dinletmiştim.
Bak şimdi de sana yazıyorum,ama seni sana okumak kısmet olur mu bilmiyorum.

Bir zamanlar olan onulmaz ağrıları,sızıları bile geçmişti artık,hiç acı hissetmiyordu.O hissetmese de ben onun acısını derinden hissediyordum.
Yaşlıydı,hastaydı ama mutluydu yine benim annem.
Çoluğu çocuğu her dem yanındaydı,kırılgan bir çiçek gibi bakılıyor,kollanıyor,çok ama çok seviliyordu.
En yakın arkadaşı televizyonu bile artık seyredemiyor;gözlerini açtığında ise boş boş bakıyordu;sessiz,sakin kan ter içinde.
Bu haliyle sanki bu dünyada yaşamıyordu.
Ben onun terini ıslak bezle silip,yelpazeyle rahatlatmaya çalışıyordum.
Gözünün feri gitmişti;bana bakar mısın annem dediğimde,çok az açılıyordu annemin eski sevgi dolu gülen gözleri...
Gözlerde eskiyordu demek!

Yağmur yüklü kara bulutlar tam tepemdeydi.
Çok doluydum çok!
Gözümün avlusunda biriken sağanak yağmur,bir yağsa,sel gelecekti ardından...
Ay yüzüm hilaldi yine her zaman ki gibi.
Eskilerden bahsediyor annemi az da olsa mazinin güzelliklerine sürüklüyordum.
Bir ara annemi oğlumla görüntülü konuşturdum güya.
Annem "Yavuz" dedikçe dirileşecekmiş gibi oluyor,çünkü onu çok ama çok seviyor,gönül gözüyle görüyordu. 
Onu sevgisiyle büyüttüğü için mutlulukla gurur duyuyordu hep.

"Annem derdi ki,verdiğin hiçbir emek boşa gitmez."
"Bak Yavuz'a da verdiğim emek boş değilmiş" diyor.
Geçenlerde oğluma annemi hasta deyince,hemen yolları aştı geldi bir solukta.
Eskisi gibi olmasa da eskileri yad ettiler buruk bir sevinç içinde.

Bazen sevinçle hüzün karışık olan bu ortamda,odanın güzel sohbet havası,anneme baktığımda ortalık birden kararıyordu,annem ise ay gibi parlıyordu.
Ondan ayrılırken tekrar geleceğim,beni bekle emi diyordum...
Tamam anlamında kafasını sallarken ona umut ekiyor,dolan gözyaşlarımı içime akıtıyordum.

Ağzımda umutsuz bir gülüş,yüzümde esmer bir bakışla birlikte,soğuk başlayıp gittikçe sıcacık olan dolu dolu bir geceydi apaydın.

Hayat çok kısa bir özet aslında,bir varmış bir yokmuş gibi.

AYLA CERMEN TÜFEKÇİ  /  28.05.2018

( Dün Gözümün Önünden Gelip Geçenler başlıklı yazı Ayışığı tarafından 29.05.2018 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu