Yazman Öğretmen - Dızman Öğretmen -uzman Öğretmen----5.bölüm---
Yazman Öğretmen - Dızman Öğretmen -uzman  Öğretmen----5.bölüm---

Efendim, 19 Kasım 2022’de yapılan ve kamuoyunda Uzman Öğretmenlik sınavı diye bilinen bu sınavın niçin yapıldığını anlayabilmek için aslında öncelikle 7354 Sayı ve 3.2.2022 Tarihli ‘’Öğretmenlik Meslek Kanunu’’na bakmak gerekir.
Evet, 3 Şubat 2022 Tarihinde Öğretmenlik Mesleği ile ilgili özel bir kanun yapıldı. Böylece bu güne kadar kanunsuz olan öğretmenler de bir kanuna kavuşmuş oldu.
Bu kanunun maddelerini tek tek yazmayacağım. Konumuzla ilgili hususlarına göz atacağız hep birlikte.
Bu kanuna göre her şeyden önce öğretmenlerin dört sınıfa ayrıldığını görüyoruz.
Kanunun 3. Maddesinin 4. Bendi aynen şöyle diyor: Öğretmenlik mesleği; aday öğretmenlik döneminden sonra öğretmen, uzman öğretmen ve başöğretmen olmak üzere üç kariyer basamağına ayrılır. [ Yani Aday Öğretmenlik dahil dört rütbe var öğretmenlikte. Sözleşmeli öğretmeni ise bırakın öğretmen olarak hesaba katmayı, adam yerine bile koyan yok.]
Yani efendim bir genç ‘’Acaba atamam yapılacak mı?’’ Diye bazen aylarca bazen yıllarca sancılar çektikten sonra hasbelkader atanması yapıldığında hemen öyle lap diye öğretmen olamıyor. Önce Aday Öğretmen oluyor. Bu süre 1 yıldan az iki yıldan fazla olmuyor.
Sonra?
Sonra kanunun 5. Maddesinin 3. Bendi devreye giriyor: Aday öğretmenler, eğitim ve uygulamadan oluşan Aday Öğretmen Yetiştirme Programına tabi tutulur. Aday öğretmenlerden adaylık süreci sonunda Adaylık Değerlendirme Komisyonu tarafından yapılan değerlendirme sonucunda başarılı olanlar öğretmenliğe atanır.
Yani zavallı Aday öğretmen, aday olmadan önce anası yüksek öğrenim gördüğü kurumda bir güzel ağlatıldıktan ve bir sene kadar da görev yaptığı okulda ezilip ince tülbentlerden süzüldükten sonra ancak bir üst rütbeye terfi ederek ÖĞRETMEN oluyor.
Bizim zamanımızda değerlendirme komisyonu var mıydı peki?
Efendim bizim zamanımızda değerlendirme komisyonu Öğretmenler Kuruluydu ve biz ‘’Aday Öğretmen’’ değil ‘’Stajyer Öğretmen’’ idik.
Mesela benim stajyerliğim çok kolay kalktı pek çok emsalim gibi... Öğretmenlikte bir seneyi doldurduğum gün okul müdürü ‘’ Sami Bey ! İki tepsi baklava hazırlayın. Bugün kurulda sizin stajyerliğinizin kaldırılmasını görüşeceğiz’’ Dedi. Ben de hemen iki tepsi baklava satın alıp okula getirdim ve diğer öğretmenler öğretenler odasında baklavaya yumulurken ben dışarıda heyecanla beklemeye başladım.
Derken arkadaşlar dışarı çıktılar. Müdüre ‘’ Kalktı mı?’’ Diye sordum, ‘’ Evet Kalktı.’’ Cevabını aldım. Çok çok teşekkür ettim ama iki tepsi baklavadan bir dilim bile bana bırakmadıkları için hepsine fena halde teessüf ettim. (içimden tabii ki)
Evet, bizim zamanımızda stajyerliğin yani adaylığın kalkması işte bu kadar kolaydı. Yani daha sonraları ben de çok baklava yemişimdir. Sonra bayağı zorlaştırdılar anladığım kadarıyla... Bu yeni kanunla ise daha da bir meşakkatli yapmışlar. ( Ayrıntıya girmiyorum.)
Velhasılıkelam ilk takılan rütbe: Aday Öğretmenlik... Sonra Öğretmenlik. Daha sonra Uzman Öğretmenlik geliyor. Peşinden de Başöğretmenlik.
2005 ve 2006 Yıllarında yapılan Uzman ve Başöğretmenlik sınavı hakkında bilgi vermiştim.
Yukarıda bahsettiğim ve 2022’de çıkarılan Öğretmenlik Meslek Kanunu bizlere bir şeyler daha söylüyor.
Ne mi? Hemen açıklayayım:
MADDE 6 – (1) Aday öğretmenlik dâhil öğretmenlikte en az on yıl hizmeti bulunanlardan;
a) Mesleki gelişime yönelik 180 saatten az olmamak üzere düzenlenen Uzman Öğretmenlik Eğitim Programını tamamlamış olan,
b) Mesleki gelişim alanlarında uzman öğretmenlik için öngörülen asgari çalışmaları tamamlamış olan,
c) Kademe ilerlemesinin durdurulması cezası bulunmayan, öğretmenler uzman öğretmen unvanı için yapılan yazılı sınava başvuruda bulunabilir. Uzman öğretmen unvanı için yapılan yazılı sınavda 70 ve üzeri puan alanlar başarılı sayılır. Yazılı sınavda başarılı olanlara uzman öğretmen sertifikası düzenlenir.
(2) Uzman öğretmenlikte en az on yıl hizmeti bulunan ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezası bulunmayan uzman öğretmenlerden mesleki gelişime yönelik 240 saatten az olmamak üzere düzenlenen Başöğretmenlik Eğitim Programını tamamlamış olan ve mesleki gelişim alanlarında başöğretmenlik için öngörülen çalışmaları tamamlayanlar başöğretmen unvanı için yapılan yazılı sınava başvuruda bulunabilir. Yazılı sınavda 70 ve üzeri puan alanlar başarılı sayılır. Yazılı sınavda başarılı olanlara başöğretmen sertifikası düzenlenir.
(3) Yüksek lisans eğitimini tamamlayanlar uzman öğretmen unvanı için öngörülen, doktora eğitimini tamamlayanlar ise başöğretmen unvanı için öngörülen yazılı sınavdan muaf tutulur.
(4) Eğitim kurumu yöneticiliği ve sözleşmeli öğretmenlikte geçen süreler öğretmenlik süresinin hesabında dikkate alınır.
Kanunun devamında başka maddeler de var ama konuyu fazla uzatmaya gerek yok sanırım.
Bu kanunu protesto eden öğretmen sendikaları olduğu gibi öğretmenleri bu kanuna dayanılarak yapılacak olan sınava katılmamaya davet eden siyasiler de oldu tabii ki. Gerekçe: Böyle bir uygulamanın öğretmenlik mesleğinin onurunu çiğnediği idi.
‘’Çocuklarımızın geleceği için’’ Diyerek 2 Kasım 2022’de bazı öğretmenler iş bırakma eylemi yaptılar. Lakin Bakanlık bu eylemleri sallamadı ve bakın ne oldu?
Bakanlık, adına ‘’ Kariyer Basamakları Sınavı ‘’ dese de halk nezdinde ‘’ Uzman ve Başöğretmenlik Sınavı ‘’ adı verilen bu sınavın 19 Kasım 2022’de yapılacağını duyurdu ve şartları tutan öğretmenleri sınava davet etti.
19 Kasım 2022’de 81 ilde 1489 okulda 28 bin 650 salonda gerçekleşen sınava 595 bin 598 kişi başvurdu. Yani Uzman ya da Başöğretmenlik için şartları tutan neredeyse tüm öğretmenler sınava başvurdular.
İlginç olan ise artık kontenjan sınırı diye bir şeyin olmamasıydı. Yani 16-17 Sene önce ilki yapılan sınavda olduğu gibi ‘’ Öğretmen sayısının %10’u kadar başöğretmen %20’si kadar uzman öğretmen alınacaktır.’’ Diye bir kural yoktu.
Sınava giren neredeyse tüm öğretmenler sınav sorularının çok kolay olduğunu söylediler ki Bakan da sınavdan önce soruların çok kolay olacağını ifade etmişti.
Derken efendim öğretmenler heyecanla sonuçların açıklanmasını beklerken Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan 24 Kasım 2022’de yani Öğretmenler gününde şu açıklamayı yaptı:
Daha net anlaşılsın diye madde madde yazıyorum
*"Uzman öğretmenlik sınavında 422 bin 368 öğretmenimiz başarılı oldu. [ Yani sınava başvuran 595.598 öğretmenden 173.230’u ya 70 puanın altında kaldıkları ya da sınavları çeşitli sebeplerle geçersiz sayıldığından başarısız oldular.]
*Muaf tutulanlarla birlikte 516 bin 974 öğretmenimiz uzman öğretmen olma hakkını kazandı. [ Yani daha önce uzman öğretmenlik hakkı kazanmış oldukları için bu sınavdan muaf tutulan 94.606 eski uzman öğretmen de yine uzman öğretmen olarak devam edecek görevlerine.]
*Başöğretmenlik sınavına başvuran 68 bin 67 uzman öğretmenimizin 66 bin 422'si sınavda başarılı oldu. [ Yani 1645 uzman öğretmen sınavda başarısız olmuş.]
*257 uzman öğretmenimiz ise doktora eğitimini tamamladıkları için sınavdan muaf olmuşlardı. Böylece 66 bin 679 uzman öğretmenimiz başöğretmen olma hakkını kazandı.
Evet.. Sonuçlar böyle.
Peki uzman ya da baş öğretmen olmanın maddi getirileri nelerdir? (Vereceğim bilgi ve rakamlar yanlış ya da eksik olabilir zira bu konuda yazılıp çizilenler çok farklı )
Uzman öğretmenler için bir derece ilerleme ve 1300 küsur Tl gibi bir zam geliyormuş maaşa.
Başöğretmenler ise iki derece birden ilerliyorlar ve maaşlarında 2000Tl ‘lik bir artış oluyormuş. ( Başöğretmenler zaten genelde I. Derecede olduklarına göre daha nasıl iki derece birden ilerliyorlar onu anlayabilmiş değilim. )
Sonuç: Bana göre çalışan, çabalayan, ter döken, emek sarf eden, fedakarlık yapan, bir şeyler üreten, farkındalık yaratan öğretmen elbette taltif edilmeli ( Hey gidi günler hey..33 Yıllık öğretmenlik hayatımda bir kez, bir maaş ödülle taltif edildim. Ama siz o bir maaşa bakmayın, adı bir maaştı. Maaş diyelim ki 1250 Tl iken bir maaş ödül 250 Tl idi artık nasıl bir maaş ikramiye ise.)
Öğretmen, gösterdiği performansa göre taltif edilmeli elbette ama girdiği bir sınavı hasbelkader kazanan bir öğretmene emekli oluncaya kadar Başöğretmen ya da Uzman Öğretmen gibi bir unvanın verilmesini ve ayrıcalıklı konuma gelmesini doğru bulmuyorum.
Aynı çatı altında, aynı kıdeme ve bilgi birikimine sahip olduğu halde sınavda diyelim ki heyecanına yenildiği ya da rahatsızlandığı için 70 puan alamayan ve hatta o sınavı faydalı bulmadığı için hiç girmeyen bir öğretmene sadece ‘’ Öğretmen’’ denirken sınavı atlatanlara ‘’Uzman’’ denmesini, Başöğretmen denmesini de doğru bulmuyorum.
Şimdi herkese sorarım:
Öğretmenleri bu sınava girmemeye, bu sınavı boykot etmeye davet ettikten sonra kendisi sınava girip üstelik de başöğretmenlik hakkı elde eden bir kişi, tepeden tırnağa başöğretmen olsa ne yazar? Böyle bir insan, yetiştireceği çocuklara ahlak olarak ne verebilir?
Bir diğer husus:
Bunu bir fıkra ile anlatayım.
Bir ormanda çeşitli şaklabanlıklar yaparak insanları neşelendiren bir maymun varmış. Bu maymuna ‘’ Gel bizim sirkin kadrolu elemanı ol. İnsanları neşelendir. Sana şu kadar para şu kadar muz verelim.’’ Demişler.
Maymun kabul etmiş ve işe başlamış ama sonra insanları neşelendirmekten vazgeçip tembel tembel yatmaya başlamış.
Sirk sahibi ‘’ Ne oldu? Neden görevini yapmıyorsun?’’ deyince ‘’ O eskidendi. Şimdi artık kadrolu eleman oldum.’’ Diye cevap vermiş.
Yani şunu demek istiyorum: Bizim öğretmenimiz uzman ya da başöğretmen olmadan da dağ başında elektriksiz köylerde ışık olmak için gece gündüz çalışıyorlardı/çalıştılar senelerce. Sınıflarının sobası için tezek taşıyanından kendi okulunu, kendi cüz’i maaşıyla, kendi elleriyle yapanlar oldu. Karşılığında bir ‘’Aferin’’ bile beklemeden. Peki şimdi bu rütbeleri taktıktan sonra maymunlaşmayacaklarını kim garanti edebilir?
Daha da özetleyeyim:
Çalışan öğretmenin taltif edilmesine sonuna kadar evet...
Ancak öğretmenlere - girdikleri bir sınav sonucunda- emekli oluncaya kadar uzman ya da başöğretmen gibi unvanlar verilmesine ve ayrıcalıklar tanınmasına hayır.
Oldu olacak okuma yazmaya başlayan çocuklar gibi öğretmenlere de kurdele takın. Adaylara Siyah kurdele. Sadece öğretmen olan başarısız ve yeteneksizler sürüsüne sarı kurdele. Uzman öğretmenlere Turkuaz kurdele Başöğretmenlere kırmızı kurdele.
Ulan şaka olarak yazdım ya Bakanlık bunu bayağı bayağı ciddiye alır mı? Alır mı alır valla...
BİTTİ
Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıSonraki Yazı
( Yazman Öğretmen - Dızman Öğretmen -uzman Öğretmen----5.bölüm--- başlıklı yazı Sami Biber tarafından 29.11.2022 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
 
Bu sayfadaki tüm yazı ve içerikler Sami Biber sorumluluğundadır. Sami Biber hakkında bilgi ve yazılarına ulaşabilirsiniz.
Yukarı/
© 2008-2022 Edebiyat Evi | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir.