‘’vatandaş Türkçe Konuş !’’ Kampanyalarından Kürt Tilkisi, Ermeni Koyununa...
‘’vatandaş  Türkçe  Konuş !’’ Kampanyalarından Kürt Tilkisi, Ermeni  Koyununa...
‘’VATANDAŞ TÜRKÇE KONUŞ !’’ KAMPANYALARINDAN KÜRT TİLKİSİ, ERMENİ KOYUNUNA...---8. BÖLÜM--
1980 İhtilalinden sonra devletin tek derdi unutulmuş olan Atatürk ilke ve İnkılaplarını yeniden milletin kafasına, beynine ve gönlüne yerleştirmek olmuştu. Netekim 1981-1982 Eğitim- Öğretim Yılı başında Milli Eğitim Bakanı Hasan Sağlam Paşamız tüm okullara, Öğretmenlerin başlarındaki Demokles'in kılıcı olan Tebliğler Dergisinin 2104 Sayılı olanını göndererek dedi ki:
‘’Bundan böyle tüm derslerde, tüm öğretmenler, işledikleri her konuda Atatürk ile, ilke ve inkılâpları ile ilgili bir bağ kuracaklardır.’’
Öğretmenler şaşkın tabii ki. Mesela bir beden Eğitimi öğretmeni soruyor: ‘’ Abi şimdi ben öğrencilere koşu yaptıracağım. Ya da kasadan atlama.. Atatürk ile, ile ve inkılapları ile nasıl bir bağ kuracağım?’’
Allah’tan biz TC. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük Dersi Öğretmenlerinde hikaye bol. Hemen cevap veriyorum: ‘’ Önce çocuklara Atatürk’ün 5-6 yaşlarındayken dayısının tarlasında kargaların peşinden koştuğunu, böylece onun çok iyi bir koşucu olarak yetiştiğini, iyi bir koşucu olmak için işe tarlalarda karga kovalamakla başlamak gerektiğini anlatırsın. Sonra arkadaşlarıyla birdir bir oynarken ‘’ Ben asla eğilmem. Atlayabilirseniz buyurun dimdik dururken üstümden atlayın.’’ Dediğini anlatarak onun kasa- minder atlama olayına yepyeni bir boyut kazandırdığından bahsedersin .’’ Diye cevap veriyorum. Arkadaş soruyor yine’’ Peki ders ne olacak? Ben bunları anlatırken teneffüs zili çalar. Dersin ana konusunu nasıl işleyeceğim?’’ Bu, cevaplanması en kolay soru: ‘’ Dersin ana konusunun ko .....na. Senden dersin ana konusunu isteyen mi var? ‘’
Netekim güya Atatürkçülüğü benimsetmek, Atatürk ilke ve inkılaplarını sevdirmek adına yapılan ve ben emekli olduğumda hâlen devam eden ( 2004 Yılı ) bu çalışma Türkiye’de Atatürk ve ilkelerini, inkılaplarını sevdirmek yerine tam tersine Atatürk düşmanlığını acayip şekilde tırmandırdı. ( Bugün hâla devam eder mi her derste Atatürk İlke ve İnkılaplarının işlenmesi konusu bilmiyorum. En son görev yaptığım özel bir lisede 2009-2013 yılları arasında hâlâ vardı. )
[Vakti olanların 2104 Sayılı Tebliğler Dergisine bir göz atmasını herkese mutlaka tavsiye ederim.
1980 İhtilali dilimize bir şeyler kazandırdı mı peki?
Kazandırmaz mı?
Sevgili Milli Eğitim Bakanımız Hasan Sağlam Paşa yine tebliğler dergisi vasıtasıyla ( yanlış hatırlamıyorsam ) ‘’ Bundan böyle inceltme işareti kaldırılmıştır.’’ Diye emir ve ferman buyurdu. ( Maalesef pek çok insan bunu Türk Dil Kurumu yaptı sanır ) Öyle olunca da ebemizin damına kazanç manasındaki kâr mı yağdı yoksa gökten kar mı yağdı karıştı.
Kör manasındaki ‘’âm⠑’ ile fakat manasındaki ‘’ ama’’ eşit oldu. ‘’ Adam ama ama hiç belli olmuyor.’’ Demeye ve yazmaya başladık.
‘’Âl-i Osman’’ yani ‘’Osmanlı Ailesi ‘’ birden bire ‘’ Ali Osman’’ oluverdi.
Babamızın kız kardeşi hala ile ‘’ Şimdi, şu anda’’ anlamındaki ‘’ hâl⠑’ aynı oldu ve ortaya şöyle bir acayiplik çıktı: ‘’ Halam hala hastalıktan kurtulamadı. ‘’
Zavallı Behlül bile eskiden ‘’ Dân⒒ yani bilge iken birden bire ‘’ Dana ‘’ yani ineğin yavrusu oldu.
Eskiden ‘’ Servet-i sâmân’’ yani zenginlik ve bolluk içinde yüzen insanlar birden ‘’ Servet-i saman’’ yani ‘’ Saman bolluğu’’ içinde yüzmeye başladılar.
*******
1990’lı ve 2000’li yıllara gelince...
Bu yıllarda Türkçemize yepyeni kelimeler kazandırıldı ki Türkçemiz bu yıllarda altın çağını yaşadı dersek yalanın en büyüğünü söylemiş oluruz.
Evet... Dünyaca ünlü Mega Starımız ( Bu Mega Star da dilimize yeni girmişti tabii ki) Tarkan onca uğraşmasına rağmen bir türlü arzu ettiği sıçramayı yakalayamıyor, bu sebeple de çok kızıyordu. ‘’ Hadi yine iyisin iyisin iyisin/ sen işini bilirsin ‘’ Deyip kafa sallayan en büyük rakibi Tayfun’u sollaması lazımdı ama nasıl?
Birden ilham perileri kulağına fısıldadı: ‘’ Sinirlenmek ne demek lan şapşal ! Kıl olsana...’’
Bu ilhamla oturdu ‘’ Kıl oldum abi’’ Diye bir şarkı besteledi. Biz dinozorlar ‘’ Bu nasıl şarkı lan ?’’ derken ve hatta Huysuz Virjin ( Seyfi Dursunoğlu ) ‘’ Evladım ! Her erkek belirli bir yaştan sonra kıllanır. İnsan hiç ‘’ Kıllandım abi’’ diye şarkı yapar mı?’’ Diye dalgasını geçerken şarkı Top 10 Listelerinde hep üst sıraları almasın mı? ( Evet Top 10 da dilimizin en büyük kazanımlarındandı ( Hatta ‘’kazanım’’ kelimesi de) Şarkı resmen hit olmuştu ki ‘’ Hit ‘’ de dilimizin en büyük kazanımlarındandı.
Evet... Dilimiz artık yepyeni eksene doğru kaymaktaydı.
Artık hayret etmiyor ‘’ Oha oluyorduk.’’
Şaşkınlığımızı ‘’ Çüş oldum.’’ Diyerek dile getiriyorduk.
Harika bir yerdeysek ‘’ Vaaoov! Dehşetebilite’’ diyorduk.
‘’Çok ilginçmiş’’ yerine ‘’ İlgincime gitti ‘’ diyerek varoş takımından farkımızı ortaya koyuyorduk.
‘’Sahanda yumurta’’ artık ‘’ banal’’ bir ifadeydi. Onun yerine ‘’Sunny side up ‘’ demek gerekiyordu.
Çalışmak... İster Part Time çalışırdık ister Half Time. Bize kalmıştı.
Beslenmek... Self- Servis Cafelerde ‘’Fast Food’’ Beslenmek size oldukça zaman kazandırabilirdi.
Özellikle giyim için çok paranız yoksa sorun etmenize gerek yoktu. Outlet mağazalar ne güne duruyordu?
Artık insanları etkilemek için mâbâdımızı yırtmanız değil İnfluence etmemiz gerekiyordu.
Kızdığımızda sakin olmamız değil relax olmamız gerekiyordu.
‘’Dönme’’ dediklerimize artık ‘’ Trans Birey’’ diyorduk
Öyle ki rahat rahat ölemiyorduk ex oluyorduk.
Asla ödün vermeyeceğimiz husus ise ülkemizdeki – Güzel Türkçemizin en büyük düşmanı- Arapça tabelalar karşısındaki bıkkınlığımızı ‘’ Kal geldi artık ‘’ diyerek ifade etmemizdi.
******
Evet... 2000’li yılların başlarındayız. Artık kimin hangi dili kullanıyor olduğu kimsenin umurunda değil. Sadece ara sıra ‘’ Ülkemde yabancı tabela görmek istemiyorum.’’ Diyor bazı vatandaşlarımız. Görmek istemedikleri tabelalar ise kesinlikle İngilizce- Fransızca- Almanca vs. Avrupa dilleri ile yazılmış tabelalar değil. Arapça ve Farsça tabelalar.
Bu yıllarda sağ olsun var olsun Cem Yılmaz adlı meddahımız (Pardon... Onlara da artık ‘’ Stand-up sanatçısı ‘’ Diyorduk.) Evet, bu sanatçımız sayesinde Türk dilindeki sessiz harfleri sessiz sedasız bir devrimle kaldırdık attık. Sonrasında yepyeni bir dil geliştirdik.
O, adını Cm Ylmz olarak yazdı, gerisi çorap söküğü gibi geldi.
-Slm.
-Mrb.
-Nslsn?
-İi
-Nbr?
-Tşk
-A e o
Bu dili içinizde anlamayan yoktur sanırım.
Aslında zamandan tasarruf açısından güzeldi. Mesela uzun uzadıya Sami Biberoğulları yazmak yerine kısaca Sm Bbrğllr yazmak daha kolaydı.
****
Tam olarak 2005 Yılında Devletimiz çok önemli bir keşifte bulundu: Bazı dış güçler, ülkemize ait hayvanlar ve bitkiler üzerinden bölücülük yapıyorlardı.
Nasıl mı?
Son bölümde bunu da açıklayarak yazı dizimize son vereceğim inşallah...
Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıSonraki Yazı
( ‘’vatandaş Türkçe Konuş !’’ Kampanyalarından Kürt Tilkisi, Ermeni Koyununa... başlıklı yazı Sami Biber tarafından 12.11.2022 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
 
Bu sayfadaki tüm yazı ve içerikler Sami Biber sorumluluğundadır. Sami Biber hakkında bilgi ve yazılarına ulaşabilirsiniz.
Yukarı/
© 2008-2022 Edebiyat Evi | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir.