Eklenme Tarihi : 17.11.2017
Okunma Sayısı : 2301Yorum Sayısı : 23
Etiketler
Sami Biber
Sami  Biber
tarafından eklendi
17.11.2017
Günün Yazısı

Bu Yazı 18.11.2017 tarihinde
GÜNÜN YAZISI
olarak seçilmiştir.
Son Yazıları
Paylaş
SİTE BÖLÜMLERİ
Edebiyat Sitelerinde Bir Şiir Ya Da Düz Yazının Günün Şiiri Ya Da Ya
EDEBİYAT  SİTELERİNDE  BİR  ŞİİR  YA  DA  DÜZ  YAZININ  GÜNÜN  ŞİİRİ  YA  DA  YAZISI  SEÇİLMESİNDE  ETKEN  OLAN  FAKTÖRLER  NELERDİR?

Bu  site  de  dahil  olmak  üzere  edebiyat  sitelerinde  sık  sık  şikayet  konusu  olur bazı  yazı  ya  da  şiirlerin  günün  yazısı  seçilmesi  ya  da  seçilmemiş  olması. (  Biz buna  kısaca ''Güne  gelme'' ) Diyoruz.

Öncelikle  belirtelim  güne  gelmek  demek Oscar  ödülü  almak  değildir  elbette  ama ''  Amaaan  canım  ne  önemi var ? ''  Diyebileceğimiz  kadar  basit  bir olay  da  değildir.  Çünkü  her  şair  ve  yazar  elbette  taltif görmek,  yazdıklarına değer  verildiğini  hissetmek  ister.  Ayrıca güne  gelmek  her  şair  ve  yazar  için  bir  şevk  kaynağıdır. 

Peki  bir  şiir ya  da  düz  yazının  güne  gelmesinde  en  etkili  faktör  o  şiir  ya  da  yazının  en  fazla  beğeni  ve  yorum  alması  mıdır?  Hayır.  Bazen görürürüz  ki  en  fazla yorum  ya da  beğeni  alan  bir  yazı  günün  yazısı  seçilmemiştir. O  halde günün  yazısı  seçilmenin  başlıca  kriterleri  nelerdir?

Hemen  maddeler  halinde  saymaya  çalışayım.

1-  Bir  şiir  ya  da  yazının  güne  gelmesinde  en  önemli  faktör  tabii  ki  o  şiir  veya  yazının  günün  en  güzel  şiir  veya  yazısı  olmasıdır.  Ama  bu  tek  başına  yeterli  değildir.  Şöyle  düşünün:  Mesela  Cemal Safi ,  sizin  de  yazdığınız  sitede  şiir  yayınlıyor  olsa,  bir  başka  şairin  güne  gelme  ihtimali  olabilir  mi?  Cemal  Safi Edebiyat  sitelerinde  yok ama  neredeyse  onun  ayarında  pek  çok  şair  var  sitelerde.  Eğer her  gün  en güzel  şiiri  güne  getirmek  bir  gibi  bir  yol  izlerseniz  her  gün  aynı  kişi  güne gelecektir  demektir  ki o  zaman günün  yazısı  ya  da  şiirini  seçmenin  bir  anlamı  kalmaz.  Her  gün  aynı  kişiye  tak  kurdelayı  işlem  tamam.  

2- Demek  ki  şiir  ya  da yazıların  güne  gelmesinde  tek  kriter  ille  de  günün  en  güzel  şiiri  ya  da  yazısı  olması  değildir.  

Bazen  vasat  bir  şiirin  ya  da yazının  güne  geldiğini  görür  ve  şaşırırız''  Bu  nasıl  güne  geldi?''  Diye

Nasıl  mı  güne  geldi?  Kısaca  izah  etmeye  çalışayım:

A) Daha  güzel  yazılar  ve  şiirler  yazmasını  teşvik  etmek  için  güne  geldi. Hele  de  yazar  genç  ve  heyecanla    edebiyat  dünyasında  yer  edinmeye  çalışan  bir  edebiyat  gönüllüsü  ise  onu  teşvik  etmek gerekmez  mi?  (  İhtiyarlar  alınmasın.  Zaman  zaman  onlar  da  teşvik  edilir  ki pek  çoğu  zaten  emekli  olduktan  sonra    edebiyat dünyasına  dalmışlardır. ) 

B)  O  arkadaş  siteye  emek  verdiği  için  güne  geldi.

Evet,  bu  husus  oldukça  önemlidir edebiyat  siteleri  için.  

Bazı  arkadaşlar  gerçekten  de oldukça  güzel  şiirler  ve  yazılar  yazarlar  ama  hepsi  o  kadar. Ayda  yılda  bir  uğrarlar  sitelere,  güzel  yazı ya  da  şiirleriyle  güne   de  gelirler  ama bir  tek  şair  ya  da  yazarın  yazdığı  ile  ilgilenmezler.  Sitelerde  ne  bir  beğenileri  ne  de  bir  Allahın  kuluna  yaptıkları  yorum  göremezsiniz.  İşte  o  sebeple  de  belli  bir  müddetten  sonra  ''Yeter  gayrı.  Evet,  şiirlerin,  yazıların  güzel  ama  siteye  bir  emeğin  yok.''  Der  ve  onu  artık  kenarda  tutmaya  başlarsınız.  Hatta    burnu  büyüklükle  itham  edersiniz  ki  bunda  çok  da  haksız  sayılmazsınız.  Ayda  yılda  bir  adeta  ödül  almak,  herkesten  taltif görmek  için  gelen  yerine  yazdıkları  çok  da  mükemmel  olmasa  bile  kendisi  dışındaki  şairlerin,  yazarların  yazdıklarıyla  ilgilenen,  pek  çok  insana  yorumlarıyla  destek  olan,  sitede  belirli  bir  istikrarı  sağlamış  bir şair-  yazarı  tercih  edersiniz  güne  getirmek için.

C)  Sitelerde   bir  yazı  ya  da  şiirin  güne  gelmesinde  adalet  faktörü  de  oldukça  önemli  bir rol  oynar.  Her  edebiyat sitesi,  üye  sayısını  arttırmak,  en  azından  mevcut  üye  sayısını  korumak ister.  O  sebeple  de  üyelerinin  herbirinin  gönlünü  hoş tutması  gerekmektedir.  Bunun  için de  adeta  bir  baba  şefkatiyle  her  üyesini  zaman  zaman  taltif  etmelidir.  Bunu, bazen  çok  da  güzel  olmayan  bir  yazı  ya da  şiiri  güne  getirerek  sağlamaya  çalışır.

İşte  o  sebepledir  ki  pek çok  şair  ve  yazar  çok  güzel  eserler  ortaya  koysalar  da  kısa zaman  aralıklarıyla  güne  gelemezler  edebiyat  sitelerinde.  Hele  de  üye  sayısı  çoksa  bu  bazen  haftaları  hatta  ayları  bulabilir. 

3-  Peki  madem ki zaman  zaman  zaman  sırf  teşvik  amaçlı  olarak  güne  gelme  söz  konusu  olabiliyor  o  halde  neden  bazı  arkadaşlar  siteye  dahil  oldukları  andan  bu  güne  kadar  (  Bu  bazen  yıllar  olmuştur )  bir  tek  kez  olsun  güne  gelmemişlerdir? Üstelik  de  hergün  bir  şeyler  yazdıkları  halde.

Evet...Bazı  arkadaşlar  gerçekten  de  hiç  güne  gelmemişlerdir.  Neden?    Bunun  da  sebepleri  var:

A) Edebiyat  siteleri belirli  bir  kalitenin  altına  düşmek  de  istemezler.  O  bakımdan  yazdlğı  şiir  veya  yazıda  kalitenin  K  harfi  bile bulunmayan,  o  kadar  yazıp  çizmesine  hatta  kitaplar  yayınlamış  olmasına  rağmen mesela  hâla  ''İstanbul''  yerine ısrarla  ''İstambul''  yazan  bir  yazar  ya  da  şairi güne  getirmez edebiyat siteleri.  Hele  de  o  şair  ya  da  yazar  yapılan  uyarıları  nazar-ı  dikkate almazsa  güne  gelme  şansı  hiç  yoktur. 

B)  Edebiyat  sitelerini  safra  boşaltma  merkezi  olarak  görüp  içindeki  safrayı  bu  sitelere  boşaltmak  amacıyla  sitelere  gelenleri  de  güne  getirmez edebiyat  siteleri..  İçindeki  öfkeyi, kini,  bölücü  ve  ayrılıkçı  nifak  tohumlarını  sitelere  dökmek için gelenlere  ''  Nush  ile  uslanmayını  etmeli  tedir,  tekdirden  anlamayanın  hakkı  kötektir ''  der  ve gereği  neyse  o  yapılır. 

C)  Şiiri  ya  da düz  yazıyı  ciddiye  almayan  insanlar  da  güne  gelemez  elbette.

'' Bir  taş  attım  ben  ağaca,taşım  geri  gelmedi, ben  ille  de  taşımı  geri isterim '' Diye  sözde  şiir  yazmış  bir  vatandaşın  nesini  güne  getirebilirsiniz  ki? 

D) Serbest  şiir  ''Atış  serbest ''  Anlamına  gelmez.  Zaman  zaman   ben  de   ''Atış  serbest''  der,  serbest  şiir  namına  sallarım  bir  şeyler  ama  hiçbir  zaman  böyle  bir  sallamasyon  sebebiyle  ödül  filan  da  beklemem. Maksadım  bazı  mesajlarımı  okuyucu  ile  paylaşmaktır.  Bunu  uzun  uzun  makale  halinde  yazmak  yerine  kısaca  -  benim  nazarımda -  sallamasyon  olan  bir  şiirle ( Ki  asla  şiir  filan  değildir )  dile  getiririm  okuyan  sıkılmadan  okusun  diye. 

4- Gelelim  biraz  da  seçki  kurullarına:

Seçki  kurulları  her  zaman  yazı  ya  da  şiirlerden  çok  iyi  anlayan  kişilerden  mi  oluşur?  Elbette  değil.  İşte  o  sebeple  bazen  görürsünüz  ki  hiç  kimsenin  hiç bir  şey  anlamadığı  bir  şiir  ya  da  yazı  da  güne  gelmiştir.  İyi  de  hiç  kimsenin  hiç  bir  şey  anlamadığı  bir  şiir  ya da  yazı  nasıl  güne  gelir?  Bu  sorunun  cevabı  aslında  komiktir  ama  gerçek  de  budur:  Hiç kimse  hiç  bir şey  anlamadığı  için  güne  gelir. 

Biz  lisedeyken  bir  gün  boş  dersimize  gelen  okulumuzun  resim  öğretmenin  dediği  gibidir  durum.

O  resim öğretmeni  bize  ''  Çocuklar !  Bir  gün  bir  resim  galerisine  gitmek  zorunda kalırsanız  ve  orada  şu  soyut resim  denilen  resimlerden  görürseniz  sakın  ha ''  bu  da  ne?  Hiç bir  şey  anlamadım  bundan ''  demeyin.  ''  Şu  renklerin  uyumuna,  şu  gölge  oyunlarına,  şu  muaazzam  fırça  darbelerine  bakın''  Filan  gibi  laflar  sallayın.  Nasılsa  herkes  de  sizin  gibi  bir  halt  anlamıyor  o  resimlerden. Zaten  hiç  kimsenin  bir  halt  anlaması  da  mümkün  değil.  ''  Demişti

Yani bazen  seçki  kurulları  da  bir  halt  anlamaz  ama ''  Kral  Çıplak  ''  Hikayesinde  olduğu  gibi   '' Yahu  adam  çıplak  ama  herkes  giyinik  olduğunu  söylüyor  o  halde  ben  yanlış  görüyorum''  zannına  kapılarak   seçer.

 5- Şiir  ya  da  yazıların  güne  gelmesinde  önemli  günlerin  de  büyük  payı  vardır.  Mesela  10  Kasımda  ne  kadar  güzel  bir  aşk  şiiri ya  da  10  Kasım  ve  Atatürk  dışındaki  bir  konuda yazı yazmış  olursanız  olun  o  değil  bir  10  Kasım  ve  Atatürkle  ilgili  bir  şiir  güne  gelecektir.  

Mesela  Kurban  Bayramında,  vejeteryanlık  üzerine  yazı  yazarsanız  güne  gelme  ihtimaliniz  % 1  bile  değildir. 

Bir  arkadaşımın  farz-ı  muhal  annesi  ölmüştür ya  da  tam  tersine  bir  çocuğu,  bir  torunu  dünyaya  gelmiştir  ve  onu  bizlerle paylaşan  bir  yazı  ya  da  şiir  paylaşmıştır.  İşte  böyle  bir  günde  o  şiiri  ya  da  yazıyı  es  geçemezsiniz. 

6- Kendisini  özellikle  şiir  dalında  deha  zanneden,  o sebeple   de pitbull  misali  herkese dalan  bir  şair  ya  da  yazarın güne gelmesi  mümkün  olmadığı  gibi  akıbeti  siteden  şutlanmak  olur  eninde  sonunda.  Bunun  örnekleri  azımsanmayacak  kadar çoktur. 

7-  Uzun  bir  süre  ''Mini  mini bir  inciyim /  Güzellikte  birinciyim ''  Türünde  şiirler  yazan  biri  birden bire,  arada  hiç  bir  geçiş  dönemi  olmadan,  aniden  ''  Âşiyân-ı  mürg-i dil  zülf-ü  perinanındadır / Kande  olsan  ey  peri  gönlüm  senin  yanındadır  ''  Türünde  bir  şiirle karşınıza  çıkarsa  güne  gelme şansı  yine  % 0 dır.  (  Umarım  nedenini  izah  etmeye  gerek  yok ) 

8- Önemi  bulduğum  bir  noktayı  daha  ilave  edeyim:  Sitelerde  bazen  Leylalar    ya  da  Mecnunlar  olur.  İşte  bu  Leyla  ya  da  Mecnunların  tüm  şiirleri  hep  karşı  tarafa  ithafır.  Yazan  Mecnun  ise  hep  Leyla'ya yazar,  başka  da  bir  şey yazmaz. Leyla ise  hep  Mecnuna yazar, başka  da  bir  şey  yazmaz.  Farzedelim   sitede  ilk  şiiri  ''  Üzüm  Gözlüm''  Diye başlar  başlayış  o  başlayış...  indir ''Üzüm  Gözlüm''  kaldır''  Üzüm  Gözlüm''  İlk  başlarda  sıkmasa  da  zamanla  artık  bıkkınlık  verir.  Hatta  çarpıntı  ve  baygınlıklara  sebep  olur.  İşte  o  sebeple  bunlar  da  güne gelemez. 

9- Seçki  kurulları  da  nihayetinde  beşerdir  ve ''İnsan  beşer,  beşer  şaşar ''  Demişler.    

10- Değerli  arkadaşlar !  

Hazır  yeri  gelmişken  bir  hususun  da altını  çizeyim:

''Tebrik  ederim ''

''  Bravo''

''Helal  olsun ''  

Bunlar  bir  yorumdur.  Eyvallah.  Aldık  kabul  eyledik.  Ama  bir  şiirin  bir  bölümünü,  ya  da  şiirin  tamamını  kopyalayıp  yorum  hanesine yapıştırmak  ve daha  sonra  ''  Yüreğine  sağlık ''  Diye  yazmak  bir  yorum değildir.  Lütfen  bunu  yapmayalım.  İnanın  bana  kısaca  ''  Yüreğine  sağlık,  böbreğine  sıhhat,  midene  afiyet ''  yazmanız  çok  daha  anlamlı  bir  yorumdur. (  Şimdi  benim  şiirlere  millet  ''Yüreğine  sağlık,  böbreğine sıhhat,  midene  afiyet''  Diye  yorum  yazmaya  başlar  mı?  Ayıkla  pirincin  taşını  Sami  )))))))))

Unuttuğum  ya  da  atladığım  bir  nokta  kaldıysa  değerli  arkadaşlarımın  tamamlaması  dileklerimle  ''Her  ne  kadar  sürç-ü  lisan  eylemişsem  affola''  Diyor  sevgi  ve  saygılarımı  sunuyorum  tüm  site  sakini  dostlara...  

Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıSonraki Yazı
( Edebiyat Sitelerinde Bir Şiir Ya Da Düz Yazının Günün Şiiri Ya Da Ya başlıklı yazı Sami Biber tarafından 17.11.2017 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
 
Bu sayfadaki tüm yazı ve içerikler Sami Biber sorumluluğundadır. Sami Biber hakkında bilgi ve yazılarına ulaşabilirsiniz.
Yukarı/
© 2008-2022 Edebiyat Evi | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir.