Eklenme Tarihi : 10.05.2022
Okunma Sayısı : 917Yorum Sayısı : 19
Etiketler
saklı bahçe
saklı bahçe
tarafından eklendi
10.05.2022
Günün Yazısı

Bu Yazı 11.05.2022 tarihinde
GÜNÜN HECE YAZISI
olarak seçilmiştir.
Yıldızlı Yazı

Bu Yazı 11.05.2022 tarihinde
YILDIZLI YAZI
olarak seçilmiştir.
Son Yazıları
Paylaş
SİTE BÖLÜMLERİ
Şiirin Adresi
Şiir bazen kalbinin otağında, huzurda
Bazen de hengamenin ortasında kusurda,
Kimi net ve ölçülü ilham halihazırda
Kimi satır arası söylenmeyen küsurda...

Şiir sessiz gecede en güzel zamandaşlık
İçsesle hemhal olup duygulara yandaşlık,
Çıktığı yolculuğun sonunu bile bilmek
Şiir herkesten evvel kendini bulabilmek...

Şiir pınar başında köylü kızın duruşu
Zorlu dağ şartlarında cengaverin yokuşu,
Günün gülen yüzüyle doğanın ekstrası
Baharın bestesiyle kuşlar orkestrası...

Tek kişilik orduyla gönülleri fetheder
Sayfadaki yüzüyle güzelliği metheder, 
Bozguna uğrar bazen kalemdeki hamleler
Gönlün kıyılarına vurur cansız cümleler...

Mazlumun gözlerinde annenin sözlerinde
Yitip giden canların gözyaşı izlerinde,
İçindeki yangınla küle dönen meczupta
Adrese ulaşmayan ucu yanık mektupta...

Yolu aşka düşmüşse soluna dön ilerle
Hislerin içinden geç sabırla ve kederle,
Hazanla ayrılığı arkana al devam et
Ve sayfalar dolusu vardığın tek nihayet...

            Aslıhan Savaş

EDİTÖR Tarafından Şiire Yapılan Yorum ( 10.05.2022 )
Bir Şiir “Şiirin Adresi” Gülümsememle Az Tahlil Ve Analiz


Bugün klavyenin başına Aslıhan Kardeşimizin “Şiirin Adresi “ için klavyenin başına geçtim.
“Duygu, hayal ve düşüncelerin bir düzene bağlı olarak, çekici bir dil ve ahenkli mısralar içinde aktarılmasına şiir denir. Şiir, bir ana duygu etrafında örgülenir. Diğer türler gibi şiir de bir plana sahiptir. Ancak her ölçülü ve kafiyeli metin, şiir değildir. Şiirde “duygu’ temel unsurdur ama duygunun dışında “düşünce” ve “hayal” de vardır. Şiirde “sanat” öğesi ağır basar. Bu bakımdan şiirde sözcük seçimi öne çıkar. Aslında şiir, sözcüklerin ahenk oluşturacak şekilde bir araya getirilmesinden oluşur.”

“Kâinatın yaratılmasıyla başlayan “söz ”ün macerası, Allah’ın “levh” ve “kalem”i yaratmasıyla yazıya dönüşmüş, insanların yaratılmasıyla da onların dilinde törenlerine eşlik ederek devam etmiştir. Allah’ın insanı yaratırken ruh üflemesiyle “nefes” olan söz, eski insanlar tarafından kutsal olarak görülmüş ve bu yüzden insanlar, sözün insan hayatında çok büyük bir gücünün olduğuna inanmışlardır. Bu insanların seçili ve kafiyeli bir şekle dönüştürdükleri “törensel dil”, insanoğlunun değişen hayatlarında sadece “yemin etmek”, “söz vermek”, “dua”, “beddua” gibi durumlarda kullanılır olmuştur. İnsanlar, ağızdan çıkan her sözün değiştirilemez bir gücünün, şiirin de büyüsünün olduğuna inanmışlar, sözü ve şiiri olağanüstü varlıklarla ilişkilendirmişlerdir. İyi sözü/şiiri “Allah vergisi”, kötü sözü/şiiri de “şeytanın çalgısı” olarak gören tezkire yazarları ve şairler, iyi şiirin yüceliğini Kurân-ı Kerim’de geçen şair ve şiirle ilgili ayetlerle ve hadislerle açıklamaya çalışmışlardır. Bu çalışmada Kur’an-ı Kerim ve hadislerde, Arapça, Farsça ve Türkçe tezkireler ile divan şiirinde “söz” ve “şiir ”in kutsallığı üzerine düşünceler tespit edilmeye çalışılacaktır. İnsanın ruhunun gizemini birkaç sözcükle açığa vurduğu bir türdür, şiir. Birkaç mısraya bir insanlık macerasının sığdırılabildiği, benzersiz bir yeteneğidir şiir. İslâmiyet’ten önce, Araplar ’da şiir ve şairin çok önemli bir yeri vardır. Bir şair, kabilesinin temel direğidir. Bu kabileler için “Reissiz olur, şairsiz olmaz.” Çünkü şairler, bu kabilenin geçmişiyle bağ kuran, atalarıyla övünmelerini sağlayan yegâne kültür aktarıcısıdır. Bu anlamda şairler bir arşiv, nüfus kütüğü ve tarih kitabı görevi görmektedirler. Hz. Muhammed’in şiiri ve şairi sevip desteklediği hususunda pek çok kaynak hemfikirdir. Etrafında hem elindeki hem de dilindeki kılıcıyla İslam uğruna müşriklerle savaşan bir şair ordusu bulunmaktadır. Bunlardan en meşhurları; “Kasidetü’l-Bürde” yazarı olarak da bilinen Ka’b bin Züheyr ve divan şiirinde pek çok şairin kendisini ona benzettiği Hassan bin Sâbit’tir. Çeşitli hadis kitapları ve tezkirelerde Hassan bin Sâbit ve Hz. Muhammed arasında geçen bir konuşmadan bahsedilir: “Hassan bin Sâbit, Hz. Muhammed’e gelerek Ebû Süfyân’ın kendisini hicvettiğini, Kureyş’in müşriklerinin de ona yardım ettiklerini söyleyerek Hz. Muhammed’den onları hicvetmek için izin ister. Hz. Muhammed de kendisine “O zaman onları hicvet. Rûhu’l-Kuds (Cebrâ’il) seninle beraber olsun.” der (Kureşî, 1978, s. 35). Hz. Muhammed’in böyle söylemesi, şairlerin İlahî güçler tarafından desteklendikleri düşüncesinin güçlenmesini sağlamıştır. Ayrıca Hz. Muhammed’in kendisine şiir okuyan şairlere hediyeler verdiği (hırkası gibi) ya da dualar ettiği bilinmektedir. Peygamberimiz ’in hadis kitaplarında geçen şair ve şiir hakkındaki bazı sözleri ise şöyledir: Şairlerin kalpleri, Allah’ın hazineleridir. Ey Hassan söyle, Rûhu’l-kudüs (Cebrâil) seninle beraberdir. Şairlerin kalpleri Allah’ın evidir (Yılmaz, 2013, s. 380). Arşın altında Allah’ın hazineleri vardır, anahtarları şairlerin dilleridir (Yılmaz, 2013, s. 257). Peygamberlerden sonra vahiy inecek olsaydı, mutlaka şairlere inerdi (Yılmaz, 2013, s. 456). Kuşkusuz şiirde bir hikmet, beyanda da sihir vardır (Yılmaz, 2013, s. 317” Alıntıdır.

GİRİŞ

Şiirin Adresi

Şiir bazen kalbinin otağında, huzurda
Bazen de hengâmenin ortasında kusurda,
Kimi net ve ölçülü ilham hali hazırda
Kimi satır arası söylenmeyen küsurda...
İşte böylesine güzellikleri gönülde taşıyan insanın gönlü ile sunduğu birkaç mısra güzellik duygu ve hislerle dolacağız. Şair için gönülden dilden daha güzel bir araç köprü yoktur her zaman yanında taşır onunla nefes alır.

Şiir sessiz gecede en güzel zamandaşlık
İçsesle hemhal olup duygulara yandaşlık,
Çıktığı yolculuğun sonunu bile bilmek
Şiir herkesten evvel kendini bulabilmek...

Şiiri sessiz gecede en güzel zamanı geçirmek süslemek için arkadaştır. İç sesiyle kendisiyle konuşurken duygulara yandaşlık eden sahip çıkandır. Çıktığı yolculuğun sonunu bile bile şiir herkesten evvel kendini bulabilmektir ki, insanı sevmeden önce Rabbini kendisini haddini bilsin bulsun gönülleri sevsin gönüllere yollar yokuş çileli olsa da yürüyebilsin. Şair her zaman kendisinden bir şeyleri verir, eksik kalan şeyleri eksikliğini kişi hissetmesin diye yanına varır. Varmak zordur her insan varmak için yola çıkamaz.

“Bizce şiir nazım ve nesir hâlinde olabilir. Yalnız manzum olması gerekmez. Ama öyle olması yaygın bir anlayıştır. Şiir denildiği zaman vezinli ve kafiyeli söz hatıra geliyor. Halbu ki kafiyeli ve vezinli her söz, şiir olamayacağı gibi, edebiyattan bile sayılamaz. Oysa öyle mensur sözler vardır ki, nice manzumeden üstündür. İnancımıza göre, nutuk (söz) yaratılalı şiir mevcuttur. Dünyada şiirsiz adam olamaz. Şiir ümit gibidir. Şu kadar var ki, herkesin şiiri kendi zevkine göre olur. Vezin kafiye yokken de şiir vardı. Hiç nutuk (söz) olur da şiir olmaz mı? Bu gösteriyor ki, şiirin yalnız nazma mahsus olduğu anlayışı yeni zamanlarda çıkmıştır. Bizim tarif etmeğe çalıştığımız şiir, tabiîdir. Şiire vezinli kafiyeli söz demek sun’î olur. Bu konuda tabiilik, sun ‘ilikten önce gelir. Çünkü insanın hiç beğenmeyeceği bir söz manzum olabilir. Aksine, pek beğenebileceği bir söz de mensur bulunabilir, ötekine şiir demeğe, berikine dememeğe neden mecbur olsun? Bu, zevke ait bir keyfiyettir. Hangi sözü şiir telâkki ediyorsa, bu adı ona verir. "Şiir nedir?’ sorusuna, 'en beliğ sözlerdir' cevabı verilebilir. Söz beliğ olmadıkça şiir olamayacağı gibi, edebiyattan da - Muallim NÂCÎ, Lûgat-i Naci (1904), Çağrı Yayınları, İstanbul 1978. 219 I- sayılamaz, Yeni şiirin meselelerini bir bütün hâlinde ele alıp onları sistemleştiren, Ekrem’dir. Edebiyatın ve dolayısıyla şiirin yeni bir görüşle tarif ve izahı, İlk olarak, onda buluruz®. Şiir ve nazımla ilgili görüşlerine daha ziyade Ta'Iîm-İ Edebiyat (1879), Zemzeme III (188o) ve Takdir-i Elhan (1886) adlı eserlerinde yer vermiş olan Ekrem, şiirin manzum, mensur, vezinli veya kafiyeli olup olmayacağı gibi I hususlarda Naci’den pek farklı düşünmemektedir. "Şiir" kelimesinin mânâsını bir hayli genişleten Ekrem'e göre de şiir kafiye ve ölçüye dayanmayabilir. Şiirin mensur olarak ortaya konulması da mümkündür. Ona göre estetik ölçü, şiirin kendinde değil, okuyucunun üzerinde bıraktığı tesirdedir. 0, insanı düşündüren, hülyalara sevk eden veya hüzünlendiren şiirleri güzel sayıyor. Ekrem'e göre, şiirin kıymeti kullanılan kelimelerde değil, şâirin şiirini yaşamış olmasındadır. Böylece şiir yazılan değil, yaşanan şey olmaktadır. Alıntıdır.”

Şiir pınar başında köylü kızın duruşu
Zorlu dağ şartlarında cengâverin yokuşu,
Günün gülen yüzüyle doğanın ekstrası
Baharın bestesiyle kuşlar orkestrası...

GELİŞME

Şiir pınar başında köylü kızın duruşu. Zorlu dağ şartlarında cengâverin yokuşu. Günün gülen yüzüyle doğanın ekstrası. Baharın bestesiyle kuşlar orkestrası...
İnsanı saran duygu ve hislerin onun yaşantısında verdiği güzelliğin iç aydınlanmanın verdiği değişiklik ve aydınlık, bu mısralarla çok güzel ifade etmiş Aslıhan kardeşimiz.


Tek kişilik orduyla gönülleri fetheder
Sayfadaki yüzüyle güzelliği metheder,
Bozguna uğrar bazen kalemdeki hamleler
Gönlün kıyılarına vurur cansız cümleler...

Şair tek kişi olsa da bir orduya bedeldir gönülleri fetih etmek için yola çıkmıştır, hiçbir çıkar amacı yoktur. Mısralarla gezerken aydınlanır aydınlık etmenin telaşı ile yola devam eder. Beyaz sayfalara yazdığı beyaz şiirlerle güzel olanı söyler. Bazen bozguna uğrasa da yazarken kalemle, gönül kıyısına vurur cansız cümleler. İşte o andan sonra şair cümlelere bir nefes vererek canlı tutmaya çalışır.

ANA KONUSU

Mazlumun gözlerinde annenin sözlerinde
Yitip giden canların gözyaşı izlerinde,
İçindeki yangınla küle dönen meczupta
Adrese ulaşmayan ucu yanık mektupta...

Ana konusu şair insan ve onu saran şiirdir. Mazlumun gözlerinde annenin sözlerinde, yitip giden sessizliğiyle zulme ses olamayanların yitip giden canlarının gözyaşlarının izinde, içindeki yangınla küle dönen meczupta, adrese ulaşamayan ucu yanık aşığın mektubunda, gözyaşında şiir vardır. Şiirsiz bunlar manasız anlamsız olur. Bunlar ses olmasa da yerine ulaşmasa da şiir ulaşır her dört bir yana âleme…

OLVİDO

Hoyrattır bu akşamüstüler daima.
Gün saltanatıyla gitti mi bir defa
Yalnızlığımızla doldurup her yeri
Bir renk çığlığı içinde bahçemizden,
Bir el çıkarmaya başlar bohçamızdan
lavanta çiçeği kokan kederleri;
Hoyrattır bu akşamüstüler daima.

Dalga dalga hücum edip pişmanlıklar
Unutuşun o tunç kapısını zorlar
Ve ruh, atılan oklarla delik deşik;
İşte, doğduğun eski evdesin birden,
Yolunu gözlüyor lamba ve merdiven,
Susmuş ninnilere gıcırdıyor beşik
Ve cümle Yitikler, mağluplar, mahzunlar…

Söylenmemiş aşkın güzelliğiyledir.
Kâğıtlarda yarım bırakılmış şiir;
İnsan yağmur kokan bir sabaha karşı
Hatırlar bir gün bir camı açtığını
Duran bir bulutu, bir kuş uçtuğunu,
Çöküp peynir ekmek yediği bir taşı…
Bütün bunlar aşkın güzelliğiyledir.

Aşklar uçup gitmiş olmalı bir yazla
Halay çeken kızlar misali kol kola
Ya sizIer! ey geçmiş zaman etekleri,
İhtiyar ağaçlı, kuytu bahçelerden
Ay ışığı gibi sürüklenip giden;
Geceye bırakıp yorgun erkekleri
Salınan etekler fısıltıyla, nazla.

Ebedi aşığın dönüşünü bekler
Yalan yeminlerin tanığı çiçekler
Artık olmayacak baharlar içinde.
Ey ömrün en güzel türküsü aldanış!
Aldan, gelmiş olsa bile ümitsiz kış;
Her garipsi ayak izi kar içinde
Dönmeyen aşığın serptiği çiçekler.

Ya sen! ey sen! esen dallar arasından
Bir parıltı gibi görünüp kaybolan
Ne istersin benden akşam saatinde?
Bir gülüşü olsun görülmemiş kadın,
Nasıl ölümsüzsün aynasında aşkın;
Hatıraların bu yanma vaktinde
Sensin hep, sen, esen dallar arasından

Ey unutuş! kapat artık pencereni,
Çoktan derinliğine çekmiş deniz beni;
Çıkmaz artık sular altından o dünya.
Bir duman yükselir gibidir kederden
Macerası çoktan bitmiş o şeylerden.
Amansız gecenle yayıl dört yanıma
Ey unutuş! kurtar bu gamlardan beni.

AHMET MUHİP DIRANAS

İşte duygu ve hislerin anlatım gücü şairin çabasıyla naif dokunuşuyla anlam ve manaya dönüşen kelimeler, hayran kalmamak mümkün mü?

SONUÇ

Yolu aşka düşmüşse soluna dön ilerle
Hislerin içinden geç sabırla ve kederle,
Hazanla ayrılığı arkana al devam et
Ve sayfalar dolusu vardığın tek nihayet...

Aslıhan Savaş

Yolun aşka düşmüşse dönme sağından soluna dön ilerle, hislerin içinde geç sabırla şair her an sabırla yol alır, hazanla ayrılığı dert etme arkana al devam et sen yol açmaya doğru yürü şiirinle, sonunda sana düşen sayfalar dolu vardığın sonunda kazandığın gönülde sevilmek bir dokunuşla birisini gülümsetmek bundan iyi kazançta olmaz herkes kazancı para ile sansa da. Haklısın Aslıhan kardeşim çok haklısın.

ŞİİRDE AHENK UNSURLARI

ÖLÇÜ VEZİN

Şiir bazen kalbinin otağında, huzurda a 7+7 :14 LÜ HECE
Bazen de hengâmenin ortasında kusurda, a
Kimi net ve ölçülü ilham hali hazırda a
Kimi satır arası söylenmeyen küsurda... a


Şiir sessiz gecede en güzel zamandaşlık b
İçsesle hemhal olup duygulara yandaşlık, b
Çıktığı yolculuğun sonunu bile bilmek b
Şiir herkesten evvel kendini bulabilmek... b

Şiir her dizesinde serbest uyak ile yazılmıştır. Yani a- a –b- a/ b- b- b- a ölçüsü olmadan yazılmıştır.

ŞİİRDEKİ GİZLİ ÖZNE

Gizli özne duyguların mutlaka açığa çıkması gerektiği hususundadır.

KAFİYE UYAK

YARIM KAFİYE
Dize sonlarında bulunan sözcüklerdeki tek ses benzerliğine yarım uyak denir.

Şiir bazen kalbinin otağında, huzurd - a
Bazen de hengâmenin ortasında kusurd - a,

TAM KAFİYE

Dize sonlarında bulunan sözcüklerdeki iki ses benzerliğine tam uyak denir.

ZENGİN KAFİYE (ZENGİN UYAK)

Dize sonlarında bulunan sözcüklerdeki üç veya daha fazla ses benzerliğine zengin uyak denir

Şiir bazen kalbinin otağında, hu-zur-da
Bazen de hengâmenin ortasında ku-sur-da,
Kimi net ve ölçülü ilham hali ha-zır-da
Kimi satır arası söylenmeyen küsurda...

AÇIK ÖZNE

Gönüllerin aşkla şiirle sevilmeye müsait olduğu ve bunun terk edilmemesidir bence…

SAKLI ÖZNE

Saklanmış hiçbir özne açıkta kalmamalıdır.

KENDİNİ GİZLEME GEREĞİ DUYMAYAN ÖZNE

Şiirdir.

YÜKLEM BEN ÖZNE İLE MANA HİS DOLUYUM DİYEN YÜKLEM

Şiirdir sevmek sevilmektir.

BANA YÜKLENMEYİN BANA YÜKLENSENİZDE SIRTIMA YÜK ATSANIZDA BEN YÜK ALTINDA EZİLMEM EZİLSEMDE YOLUMA DEVAM EDERİM DİYEN

Şair ve şiirdir.

YÜKLEMLER DAĞ OLSADA ÜZERİNE YÜKLENİLSEDE BEN DAĞLARI DELER AŞARIM DİYEN

Şair âşık ve şiirdir gönüldür sevmektir.

SÖZDE ÖZNE

Şiirdir

GERÇEK ÖZNE

Şairle şiirdir ve peşinde düştüğü aşktır.

NESNE

Nesne, cümle içinde öznenin yaptığı ifade edilen işten etkilenen ögedir. Nesneleri bulmak için yükleme “ne, neyi, kimi” sorularını yöneltmeliyiz.

Şiir neredeymiş-Kalbin otağında huzurda

Şiir bazen kalbinin otağında, huzurda

Bazen nerede dururmuş hengâmenin (gürültü kavga) ortasında kusurda kusuru düzeltmek için

Bazen de hengâmenin ortasında kusurda,

Nesi ile? Net ölçülü ilham hali hazırda bekler ya da bazen şair bekler

Kimi net ve ölçülü ilham hali hazırda

Nerede? Kimi satır arası söylenmeyen eksik kalanda
Kimi satır arası söylenmeyen küsurda

Kendimce bir şeyler katabildimse ne mutlu bana Aslıhan kardeşimizin bu enfes duygu his dolu biz şairleri şiirleriyle anlattığı güzel şiirinden ötürü tebrikler ederim selamlarımla.

Mehmet Aluç
Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıSonraki Yazı
( Şiirin Adresi başlıklı yazı saklı bahçe tarafından 10.05.2022 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
 
Bu sayfadaki tüm yazı ve içerikler saklı bahçe sorumluluğundadır. saklı bahçe hakkında bilgi ve yazılarına ulaşabilirsiniz.
Yukarı/
© 2008-2022 Edebiyat Evi | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir.