Eklenme Tarihi : 16.03.2011
Okunma Sayısı : 3640
Yorum Sayısı : 1
Etiketler
M.Nihat Malkoç
M.Nihat Malkoç
tarafından eklendi
Normal Üye
Paylaş
Son Yazıları
Site İstatistikleri
Bir Hüzün Çeşmesi Yahut Gördesli Makbule…

Aylardan mayıstı, günlerden acı…

Gece, merhamet sağıyordu gül yüzlü dolunaydan

Umutlar, yürek denizlerindeki buzdağının suda kalan yüzü kadardı

Akşamın kucağında sabahın düşleri boy atmakta…

Herkes kendi masalıyla kendini uyutmakta…

Bahar, acıyı öğütmekte gönül değirmenlerinde…

 

Gökler seherde ölüm indirmekteydi yaralı yüreklere

Hayaller bin parçaya bölünüyordu paslı martin tüfeklerle

Baykuşlar tünemişti al bayrağın dalgalandığı burçlarda

Kuşatmıştı masmavi gökleri kapkara bulutlar…

Göğüs kafeslerinden taşıyordu bölük bölük acılar…

Kan bürümekteydi hakikati görmeyen şehla gözleri

Paçavradan farksızdı o çirkef yüzleri…

 

Halil Efe, bir Makbule’sine, bir de vatanına vurgundu

Aşkla nefret arasında gidip gelmekteydi yaralı yüreği

Böğrüne dayamıştı hançerini düşman, öbür yanda ciğerparesi Makbule…

Gitmek mi, kalmak mıydı zor olan?…

Bu bir gönül meydan savaşı, aşkın nefreti dize getirişi…

Akıncılar yılar mıydı, kaçar mıydı meydandan?...

Zor olanı,  gitmeyi, vatanının imdadına koşmayı seçti Halil Efe!...

 

Gördesli Makbule durur muydu elleri bağlı?

Dağların çağrısına kulak tıkar mıydı hiç…

O da Halil Efe’nin uydu ayak izine

Tırmandı tıknefes, yüce dağların dik yamaçlarına

Aşkını gömdü içindeki dipsiz derinliklere

Ses verdi yüce dağların kulakları tırmalayan sesine…

 

O bir kadın efeydi, eli tetikte….

Çakalları inlerinde kıskıvrak yakalayan…

O ki yere düşen al bayrağı öpüp alnına, sonra da burçlara koydu

Gonca güldü, sevda bahçesinden henüz açmadan koparılmış…

Sürgündü gönül ülkesinden barut kokularına…

Vatan aşkıydı sofrasının bereketi, hüzündü gönül azığı

Gençliğine doyamadan o, vakitsiz ölümlere doydu

 

Tetiklere uzanınca hain parmaklar…

Gördesli Makbule’nin mezarı oldu Kocayayla…

Yüreğinde soğudu kahpe bir kurşunun ateşi

Ölüm yağdı göklerden, şarapneller…

Kuduran namlulardan kan, nefret ve gözyaşı…

Makbule gül kokulu yarasıyla katıldı şehitler kervanına

Kefeni oldu dağların başında salkım salkım kar beyaz bulutlar…

O da gözünü kırpmadan uydu Sümeyye’nin gül çağrısına…

 

M.NİHAT MALKOÇ

Bir Hüzün Çeşmesi Yahut Gördesli Makbule…
Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıSonraki Yazı
( Bir Hüzün Çeşmesi Yahut Gördesli Makbule… başlıklı yazı M.Nihat Malkoç tarafından 16.03.2011 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )