Eklenme Tarihi : 21.10.2021
Okunma Sayısı : 209
Yorum Sayısı : 0
Etiketler
muscalk
muscalk
tarafından eklendi
Normal Üye
Paylaş
Özellik
Günün Yazısı

Bu Yazı 22.10.2021 tarihinde
GÜNÜN YAZISI
olarak seçilmiştir.
Son Yazıları
Radyo Benim
Site İstatistikleri
Hayatını adadığı bu evde yavaş adımlarla balkona doğru yürümeye başladı. Yılların yorgunluğu sinmiş ve görünmez prangalar geçirilmiş ayaklarıyla adım atmak ne de zordu. Balkona varınca dışarıdaki havayı içine çekti bir daha nefes alamayacakmış gibi. Yarınlarda aynı balkonda yine aynı havayı içine doyumsuzca çekebileceğini bilebilir miydi?

Balkondan dışarıyı izlerken bir elinde çantası diğer elinde kitapları olan öğretmen hanımı gördü. Ne de çok içerledi bu görüntüye. Zamanında kendi de okumak istemişti ama ne mümkün. Babasının ağzına yuva yapmıştı ‘’Kız kısmı ne diye okuyacakmış?!’’. Babasının sözünün üstüne söz söyleyemeyeceği için okulu bırakmıştı gönülsüzce. İnsanın tutkuları bu denli hapsedilebilir miydi, insan tutkularının müebbet hapsini göğüsleyebilir miydi? Anlam veremiyordu bu duruma. O zaman ‘’Neden?’’ sorusunu içinden çokça geçirmişti ama aile reisi babasının bir bildiği vardır deyip sorusunun yanıtını tamamlamadan zihninden çıkarıyordu.

Arnavut kaldırımı bezeli yolda insanlar birbirinden habersiz yol alıyordu. Bir yanda sütçü evleri dolaşıyordu diğer yanda simitçi bayatlamadan simitleri satmaya çalışıyordu. Hayat devam ediyordu, belki kör belki sağır. Birazdan camiden insanlar akmaya başladı. Kadının gözleri kocasını arıyordu. Siyah ceketiyle, deri kundurasıyla görünmüştü kalabalık içerisinde. Ne de çok severdi kocasını. Sonuçta eve ekmek getirmek için sabah 8 gece 1 çalışıyordu. Gerçi çalıştığı yer ona, kocasının işinin sabah 8 akşam 5 olduğunu söylemişti ama kocası muhtemelen çocuklarının geleceği için başka işlerde de çalışıyordu. Ne zaman kocasına bu durumu soracak olsa kocası hemen konuyu değiştiriyordu. Bir şeyler saklar gibiydi utanırcasına. Kocası çoğu kez de eve kendinde olmayarak ve üstü başı kokmuş halde gelmişti. Kadın ise kocasına üzülüp içinden ‘’Çok çalışıyor bizler için, Allah başımızdan eksik etmesin’’ diyordu. Diyordu amma merhameti de dileği de sahici miydi bilmiyordu.

Göz göze geldiler. Kocası sinirli bir yüz ifadesiyle kendisine bakıyordu ve kaş göz jestleriyle bir şey ima etmeye çalışıyordu. Doğru ya! Kadın kısmı öylece balkona çıkıp dışarıyı izleyemezdi. Aklına evdeki kuş geldi o an. Dört yanı kapalı bir kafesteki o kuş. Onun, yemyeşil yapraklı ağaçlarda ötüşen kuşlara soracağı sorular vardı elbet, diyordu. Temellenmiş bu duruma da ‘’Neden?’’ sorusunu hiç sormamıştı. Sonuçta evinin reisi diyorsa bir bildiği vardır diye içinden geçiriyordu. Sonra zihninde birçok durum için ‘’Kocamın bir bildiği vardır’’ cümlesini tekrarladığını fark etti. Acaba bu cümle kendisine mi aitti yoksa küçükken annesinden çok fazla duyduğundan annesine mi aitti? Zihni yine karmaşıklaşırken kocasının sesiyle irkildi: Eve gir!
…
Kocasına bir demlik çay getirdi ve başka bir isteğinin olup olmadığını sordu. İçinden sürekli ‘’Balkona çıktığımdan umarım sinirlenmez’’ cümlesini geçirip duruyordu sorusuna yanıt beklerken. Sinirlenmekte haklı, dedi sonra kendisine ait olmayan bir sesle. Sinirlenmekte haklıydı çünkü kocası eve ekmek getiriyor, onları koruyup kolluyordu. Kocamın küçük birkaç isteğini de yerine getirmeliyim, dedi yine kendisine ait olmayan bir sesle. Sahi bu ses kime aitti? Ve daha sonra bu küçücük isteklerin ne de çok olduğunu düşündü. Sanki kocası onun zihninde neler olup bittiğini anlamış gibi zihnindeki düşünceleri kestirip attı yine kendisine ait olmayan bıçakla.
…
Oğlu daha güneş batalı çok olmamıştı ki evin kapısını çaldı. Yine kahveden geliyordu. Sabahtandır annesiyle birlikte ev temizliği yapan kız çocuk kapıya yöneldi. Ağabeyine kapıyı açtı ve terliklerini uzattı. Annesi kızına mutfaktan seslendi ‘’Gel de ağabeyine sofra hazırlayalım’’. Kız gönülsüzce mutfağın yolunu tuttu. Oysa bugün arkadaşlarıyla sözleşmişti. Arkadaşının doğum gününü kutlayacaklardı. Ne annesi ne de babası gitmesine izin vermişti. Daha sonra ağabeyinin her gün evden ayrılıp kahveye gittiği aklına geldi ve o da annesi gibi ‘’Neden?’’ sorusunu sordu dilini kullanmadan.

Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıSonraki Yazı
( Balkon başlıklı yazı muscalk tarafından 21.10.2021 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )