Eklenme Tarihi : 16.07.2019
Okunma Sayısı : 333
Yorum Sayısı : 5
Etiketler
Hamdi
Hamdi
tarafından eklendi
Normal Üye
Paylaş
Özellik
Günün Yazısı

Bu Yazı 17.07.2019 tarihinde
GÜNÜN YAZISI
olarak seçilmiştir.
Son Yazıları
Site İstatistikleri
25.08.1928 : Arnavutluk'ta Başkan Ahmet Zogo kendini kral ilan etti.

25.08.1940 : Alman savaş uçakları Londra'yı bombalamaya başladı.

25.08.1954 : Bir askeri uçak Eskişehir'in Dede mahallesine düştü; pilotla birlikte 10 kişi öldü.

25.08.1999 : Kadınların 58. Erkeklerin 60 yaşında 7000 gün prim ödeme koşuluyla emekli olabilecekleri yasalaştı.

25.08.2000 : Galatasaray Real Madrid'i 2-1 yenerek Süper Kupa'yı kazandı.

Tükürükler İçinde Yaşıyoruz
Tükürükler İçinde Yaşıyoruz

                        TÜKÜRÜKLER İÇİNDE YAŞIYORUZ

Yazının başlığından da anlayacağınız üzere konu pek iç açıcı değil ama hem hijyen hem sağlık yönünden bu mide bulandırıcı durumu yazmam gerektiğini düşündüm.

Eminim ki başlığı görünce aklınıza ilk gelen görüntü; sokaklara, kaldırımlara tüküren insanlar olmuştur ama keşke o kadarıyla kalsa. Onlar sadece bu konunun görünür kısmı. Asıl dikkatlerden kaçan başka vaziyetler var!

Neden tükürükler içinde yaşıyoruz?

Aslında hepimizin her gün yaşadığı ama dikkatlerden kaçan bir iki örnek vereceğim.

Fırına gidiyorsunuz; henüz ocaktan çıkmış, buharı üstünde tüten ekmeklerden istediğinizi belirtip ücretini uzatıyorsunuz. İşte o andan sonrasına dikkat edin. Fırıncı ilk iş olarak ekmeği saracağı kâğıtlardan birini alabilmek için iki parmağını ağzına götürüp tükürüğüyle ıslatıyor ve oradan bir kâğıt alarak tükürüklü parmaklarıyla sizin yiyeceğiniz ekmeğe dokunuyor ve yine tükürüğüyle ıslatmış olduğu o kağıda ekmeği sarıp size veriyor.

Bakkala, markete gidip alışveriş yapıyor, kasaya geldiğinizde poşet istiyorsunuz. Kasiyer üst üste dizilmiş poşetlerden birini alabilmek için fırıncının yaptığı gibi parmaklarını tükürüğüyle ıslatıp aldığı bir poşeti size uzatıyor ve dolaylı olarak o tükürük sizin ellerinize bulaşıyor.

Herhangi bir resmi veya tüzel kurumda evrak işiniz var diyelim. İşlemleriniz bitince görevli kişi yine yukarıdaki örneklerde olduğu gibi önce parmaklarını tükürüğüyle bir güzel ıslatıp evrakınızı buluyor ve size teslim ediyor. Ve yine başkasının tükürüğüne maruz kalıyorsunuz.

Bu örnekleri maalesef daha da çoğaltabiliriz. Bunlar benim dikkatimi çekenler. Sizler de bu konularda benim gibi duyarlıysanız çevrenize dikkatlice bakın; daha nice örneklerle karşılaşacaksınız.

Peki, ne yapmalıyız?

Öncelikle, bu kişileri kibar bir dille uyarmalıyız; diyeceğim ama benim muhatap olduklarımdan birçoğunun bu mide bulandırıcı durumu düzelteceklerini sanmadığım ve de şahsiyet olarak olumsuz bir tepki verecek potansiyele sahip olduklarını düşündüğüm için çare olarak alışveriş yaptığım yerleri gözlemleyip seçiyorum. Sizler böyle bir durumla karşılaşınca belki uyarabilirsiniz. Net bir sonuç alacağınızı pek düşünmüyorum ama…

Bu konuda esas görev yetkililere düşmektedir ve kesin çare kurumlar için yetkililerin, esnaf için ise belediyelerin görevini hakkıyla yapmasında yatmaktadır. (Bu yazımı bizim belediyelere de göndereceğim inşallah.) Eğer onlar görevlilerini ve esnafı her türlü hijyen konusunda hakkıyla bilinçlendirir ve ardından uyarılarla veya cezalarla gerekeni yaparlarsa kısa zamanda bu konu çözüme kavuşur ve bizler de tükürükler içinde yaşamaktan kurtulabiliriz diye düşünüyorum. Yoksa daha çok tükürüklere maruz kalacağız.

Her şeyin başı sağlık!

Hakkınızı helal edin. Belki midenizi bulandırmış olabilirim ama bu konuyu yazmak zorunda olduğumu, herkesin farkında olması gerektiğini düşündüm.

Sağlıcakla kalın!

 

                                                                                              Mustafa GÜL (16.07.2019)

Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıSonraki Yazı
( Tükürükler İçinde Yaşıyoruz başlıklı yazı Hamdi tarafından 16.07.2019 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )