Eklenme Tarihi : 14.07.2019
Okunma Sayısı : 155
Yorum Sayısı : 1
Etiketler
Mor Yakamoz
Mor Yakamoz
tarafından eklendi
Normal Üye
Paylaş
Son Yazıları
Site İstatistikleri
25.08.1928 : Arnavutluk'ta Başkan Ahmet Zogo kendini kral ilan etti.

25.08.1940 : Alman savaş uçakları Londra'yı bombalamaya başladı.

25.08.1954 : Bir askeri uçak Eskişehir'in Dede mahallesine düştü; pilotla birlikte 10 kişi öldü.

25.08.1999 : Kadınların 58. Erkeklerin 60 yaşında 7000 gün prim ödeme koşuluyla emekli olabilecekleri yasalaştı.

25.08.2000 : Galatasaray Real Madrid'i 2-1 yenerek Süper Kupa'yı kazandı.

İlk Ve Ebedi Dostum
İlk Ve Ebedi Dostum
Bir kelime ne kadar derin manaya sahip olabilirse, “anne” kelimesi de o kadar uçsuz bucaksızdır. Bir mısraya kendini yazdırabilecek kadar sade ve devamında süslü cümlelere ihtiyaç duymayacak kadar da ihtişamlıdır. Karanlıkta kutup yıldızı, hayatın her anında sığınılabilecek güvenli bir limandır. Anne, göbek bağı kopsa da yürek bağı asla kopmayandır. Cenneti kalbinde ve ayaklarının altında taşıyan ab-ı hayattır.

Çocukken bana okuduğun her hikaye yahut her masal kahramanının bir annesi olurdu mutlaka. Çocuk aklımda bütün o anneleri sana benzetir, yine de hiç birini senden güzel bulamaz, senden daha güçlü göremezdim. Sırtında dünyayı, kucağında beni taşır yine de yoruldum demezdi dilin. Büyüdükçe büyürdün küçük gözlerimde. Narin bir çiçek dalıydı senin yüreğin, kırdılar. Sen ise gözlerinde bir bulut, yüzünde sonsuz sema gülümser, saklardın kırgınlıklarını. Hissederdim küçük kalbimde. Ne zaman gözlerinde bir bulut parçası görsem, göz pınarlarında bir nebze yağmur kokusu hissetsem yüreğimde ki yanardağ coşardı, bastıramazdım. Senin gonca yapraklarını döken her rüzgarı yakıp kavurmak isterdim. Oysa sen bana bunu öğütlememiştin. Elimle, dilimle, gözlerimle, kimi vakit düşüncelerimle dünyaya sevgi ekmemi öğütlemiştin. Bazen hakim olamam ellerime ve iğneleyici cümleler yazarım sayfalara. Öyle zamanlarda hayal kırıklığına uğrarsın biraz bilirim. İstersin ki tutmayı öğrettiğin kalemim yalnızca iyiyi ve güzeli anlatsın, zarif cümleler işlesin nakış nakış. Yürekleri ferahlatsın. Kendinden önce herkesin huzurunu düşünebilecek kadar berrak bir kalbe sahipsin sen annem.

Annem bilir misin? Hep merak etmiştim ilklerimi gördüğünde ki sevinçlerini. İlk adımlarımın, konuşmaya başladığım zamanların ve daha birçok ilkimin gözlerinde yarattığı duyguyu görmeyi çok isterdim. İyi ki başka bir şey dilememişimde, görmek nasip olmuş annem. Hani ya bir gün gri duvarları olan, soğuk ve ruhsuz bir odada bedenimde gezinen illete bir teşhis koymuştu cerrahlar. Oracıkta yıkılmıştım da sen ellerimi sımsıkı tutmuş, güç vermiştin. Bu kadarcık ömrümde güçlü olmayı bir kaç saniye de yine senden öğrenmiştim. Geceleri başımda sabah edişlerin, yoruluşların bitmezdi. Sen biterdin de derdim bitmezdi. Öyle ya annelik yorulmak demekti, uykusuz gecelerden gülümseyerek güne başlamak demekti. “Of” bile demeden tükenmek, ömründen alıp ömür vermekti. Saçlarına yıldızlar yuva yaptığında gülüp geçmekti.

Canım o kadar acıdı ki anne! Verdikleri hiç bir ilaç senin sarılmaların, öpüp koklayışın gibi şifa vermedi. Bir sabah güneş bizim için doğduğunda, bende yeniden doğdum hayata. Gözlerimi yaşama yeniden araladığımda gördüğüm ilk yüz, duyduğum ilk ses sendin. Ben dünyaya değil ikinci defa, milyon defa gelsem yine senin hiç büyümeyen, küçük kızın olurdum anne. Dudaklarımdan dökülen ilk “anne” ile ne kadar heyecanlandığını, adımlarımı ufak ufak attığımda ki heyecanını yıllar sonra yeniden gördüm. Ansızın bakakalırdı gözlerim üzerinde. “Bir anne nasıl bu kadar güçlü olabilir?”, “ Bir kadın yaş aldıkça nasıl olur da bu kadar güzel kalabilir?”, “ Ben meleğin ete kemiğe bürünmüş bu haline hakkını evreni ayaklarına sersem yine de ödeyebilir miyim?” diye binlerce soru sorardım kendime.

Annem, ben dünyaya geldiğimde sen daha çocuktun beraber büyüdük. Patika yolları, dar sokakları, labirentleri, çölleri beraber aştık. Yeri geldi en çok biz güldük bu hayata. Kısacık ömrümün her anında , düşüşlerimde, zaferlerimde, hayal kırıklıklarımda, vazgeçmeyişlerimde ellerimi tutan ve bir kutup yıldızı misali yolumu aydınlatansın. İlk ve tek ebedi dostum, canım annemsin.

Annelik duygusunu yüreğinde hakkıyla taşıyan tüm annelere ithaf etmek istiyorum. Sevgi ve saygılarımla.


Büşranur Erayabakan
Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıSonraki Yazı
( İlk Ve Ebedi Dostum başlıklı yazı Mor Yakamoz tarafından 14.07.2019 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )