Eklenme Tarihi : 26.05.2019
Okunma Sayısı : 83
Yorum Sayısı : 1
Etiketler
Demircioğlu
Demircioğlu
tarafından eklendi
Normal Üye
Paylaş
Son Yazıları
Site İstatistikleri
16.06.1949 : Devlet Tiyatro ve Operası kuruldu.

16.06.1961 : İlk Türk Otomobili Projesi "Devrim Otomobili" için çalışmalara başlandı

16.06.1963 : İlk Rus kadın kozmonot Valentina Tershkova uzaya çıktı.

Psikoloji Notlarım-1
Beni hükümranlığı altına almış, susturan, kısıtlayan, engelleyen, hayattan soğutan, gözlerimi kapatan, yolumu karartan, insanlar ve yaşananlar karşısında aciz bırakan, pozitif ve negatif kutuplar arasında, gerçekçilikten uzak bir şekilde yaşatan biri yahut birileri tarafından yönetildiğimi fark edişim sanırım yirmi sekiz yaşıma tekabül eder. Fark ettim, sonrası çorap söküğü gibi gelmeye başladı. Anladım ki çocukluğumda gördüklerim ve yaşadıklarım alışkanlıklara dönüşmüş,  bilinçaltımda inanç kalıpları haline gelmiş de ta yirmi sekiz yaşıma kadar varlığını gizleyerek beni yönetmiş, kişiliğim haline gelmiş. Bunu anlamış olmam beraberinde yeni sıkıntıları getirdi tabii. Özeleştiri sürecim öyle derin bir boyut kazandı ki her dalışımda boğulduğumu sanarak yaşadım. Kolay değil değişmek. Bir ömür bu kişilik yapısı ile yaşamak zorunda olduğumu düşünmek iyiden iyiye depresifleşmeme neden oldu. Fakat farkındalık fidanı bir defa filizlenmişti içimde. Farkındaydım; değişmeliydim ama bu esnada da kendim gibi olmayı öğrenmeliydim. Farkındalık ağacım son altı ayda öyle dallandı, budaklandı ki anlatamam. Kendime dair her an yeni bir şeyin farkına varıyorum. Keşfettiğim her yeni şey hayatı, yaşananları ve insanları daha gerçekçi bir boyutta yeniden değerlendirmeme, öngörü kapasitemin artmasına olanak sağlıyor. 

Bu yazı dizisinde kendime dair yaşadığım farkındalıkların maddeler halinde listelerini paylaşmaya çalışacağım. Daha ziyade öfke duygusunun kontrolü üzerine notlarım fakat her duygunun kontrolü açısından ışık tutucu olabilir. Şimdilik dört madde ekledim. İlerleyen süreçte devamını paylaşacağım. Benim gibi kendini arayanlara, verilen gündelik ve yüzeysel cevaplarla yetinemeyenlere yardımcı olması temennisi ile...


1. Anladığım kadarıyla öfkemin altında yatan temel sorun korku ve kaygı. Peki korkacak ve kaygılanacak bir durum ya da olayla karşılaştığımda nasıl düşünmeli, nasıl konuşmalı ve nasıl davranmalıyım? Ne yapsam korku ve kaygıyı giderebilirim?

2. Bana ne tavsiye edersiniz: Düşünmemeli miyim, yoksa daha mı çok düşünmeliyim? Mantıklı olan yeteri kadar düşünmek sanırım ama dozunu ayarlamakta sorun yaşıyor olmalıyım. Beni korku ve kaygıya sevk eden olaylar ve sorunlar üzerine düşünmezsem pisliği halının altına süpürmüş oluyorum. Çok fazla düşünürsem pireyi deve yapıyorum. Yapılması gereken mantıklı bir şekilde ve gerçekçi bir bakış açısı ile yeteri kadar düşünerek meselenin büyütülecek bir yanı olmadığına kendini inandırabilmek sanırım.

3. Yöntem problemi yaşıyorum. Korkmama ve kaygılanmama neden olan bir durumla yahut engelle karşılaştığımda nasıl tepki vermem gerektiğini kestirememem yahut alışkanlık haline getirdiğim tepki verme biçimimin engeli en az zararla aşmaya hizmet etmek yerine problemin daha da büyümesine neden oluşu beraberinde öfke duygusunu getiriyor. Verdiğim tepkinin hayatın akışına aykırı oluşu pişmanlık duygusunun tetiklenmesine neden oluyor. Engelleri mantıklı, olumlu ve yapıcı bir tepki ile aşamıyor olmam korku, kaygı, öfke ve pişmanlık duygularının bir kısır döngü halinde, sürekli birbirini tetiklemesine ortam hazırlıyor. Bu nedenle yerinde ve zamanında, doğru muhataba karşı olumlu, yapıcı ve akılcı tepki verme biçimini tespit alıştırması yapmam gerektiğini düşünüyorum. 

4. Yerinde ve zamanında, doğru kişiye karşı yeterli dozda tepki veremeyişim; dozu ayarlayamayışım, tepkinin hiç olmaması, az olması ya da aşırıya kaçması gibi sebeplerle kendi içimde çatışma yaşamaya başlıyorum. Dolayısı ile hissettiğim korku ve kaygı, özellikle pişmanlık artıyor. Öfke kontrol oranımın düşmesine neden olan etkenlerden birinin de bu olduğunu düşünüyorum.
Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıSonraki Yazı
( Psikoloji Notlarım-1 başlıklı yazı Demircioğlu tarafından 26.05.2019 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )