Konuşarak Uzlaşma Varken Dövüşmek Neden

Çağın gerisinde kalmış toplumların gelişememiş kişilerinin sıkça baş vurduğu bir yöntemdir dövüşmek...

Konuşarak sonuç alamazlar,

Tartışırlar,  sonuç yok,

Kavgaya tutuşurlar, yine sonuç sıfır...

Bundan sonraki adım dövüşmektir bazılarına göre...

Peki dövüşünce sonuca gidiliyor mu?

HAYIR!...

Kız kaçırma olaylarında;

Şehir değiştiren oğlan uzun uğraşlardan sonra nihayet bulunur ve kız tarafının yakınları tarafından dövülür...Kız baba evine dönmek istemez zira evlenmişlerdir ve anne adayıdır...

Peki o dayağın getirisi ne olmuştur? Kime ne kazandırmıştır?

Hiç...

Dayanışma konularında;

Adam, samimiyetine güvendiği ve dostum dediği arkadaşına sıkıntılarını aşması için belli bir günde ödeneceği vaadiyle borç para verir. Sıkıntılar aşılır, ödeme  günü gelir ama para geri gelmez...Çeşitli bahaneler gösteren arkadaşının! niyetini anlayan adam hem parasından hem de dost zannettiği arkadaşından olur ve psişik karmaşa içinde iki oğlunu da alarak fiziki hücuma geçer. Dövüş tam gaz gerçekleşmiştir.

Peki bunun sonucunda gülerek giden para ağlayarak da olsa geri gelebildi mi?

HAYIR!

Dövüşün getirisi?

Hiç...

Dayağın etkinliği yaranın ve morlukların geçme süreci kadardır. Atalarımız ne güzel demişler: "el yarası geçer, dil yarası geçmez" diye...

Sözler daha etkindir: "Söz kılıçtan keskindir"...

Kim söylemişse hata etmiştir "dayak cennetten çıkmıştır" diye...

Çağdaş kişi insanlarla  olan pürüzlerini konuşup uzlaşarak sonuca bağlar. Dayak ise, kin ve nefreti oluşturarak ileride olası silahlı vak'aların ilk basamağıdır.

Hangi yönden bakılırsa bakılsın dayak ve dövüşler  çağ dışı ilkel davranışlardır.

Selam ve saygılarımla,

Yurdagül Alkan.

Sitedeki
Yazarın
Önceki YazıSonraki Yazı
Önceki YazıSonraki Yazı
( Konuşarak Uzlaşma Varken Dövüşmek Neden başlıklı yazı Gülalkan tarafından 17.11.2017 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
 
© 2008-2016 Edebiyat Evi | Eserlerin tüm hakları ve sorumluluğu eser sahiplerine aittir.